onlar, “Hakkımda bu kararı veren insanlar benim için en isabetli olanı düşünmüşlerdir.” diyecek ve gittikleri yerde onca mahrumiyete katlanmayı göze alacaklardır. Hatta onlara, “Sen şimdilik şu hücre gibi yerde otur.” deseniz onlar böyle bir vazifelendirilmede değişik maslahatların gözetildiğini düşünecek ve gerekeni yapacaklardır. Yani siz ne kadar emin ve güvenilir bir idareci iseniz istek ve teklifleriniz o ölçüde çevrenizdeki insanlar tarafından kabul görecektir. Zira insanların kalb kapılarını açmanın en önemli yolu ve yöntemi, sadık olduğunuzu ortaya koymak, güven telkin etmektir. Bu konuda insanlar size öyle inanmalı ve itimat etmelidir ki çok rahatlıkla, “Hizmet-i imaniye ve Kur’âniye’nin içinde hangi durumda olursa olsun bana bir vazife terettüp ederse mutlaka murad-ı ilahi bu istikamettedir.” diyebilmelidir. Bu da hiç şüphesiz idareci konumunda bulunanların kılı kırk yararcasına ortaya koydukları temsil gücüyle gerçekleşecektir.