İçeriğe geç

vardır. Nüansları bulunmakla birlikte bunların hepsi aynı manaya işaret eder. İşte insanın gaye-i hayal edinmesi gereken şey, mülk tarafına rağmen melekûtî yanını inkişaf ettirmesi, yani melekleşebilmesidir. Âyet-i kerimede gösterilen hedef de budur. Bediüzzaman’ın yaklaşımıyla, buna hayvaniyetten kurtulma, cismaniyeti bırakma, kalb ve ruhun hayat derecelerinde seyr ü seyahate çıkma da diyebiliriz. Böyle bir güzergâh takip eden, yörüngede dönen bir kişi emin bir yolda yürüyor demektir ve Allah’ın izni ve inayetiyle istikametini kaybetmez. Sağa sola sapmadan dümdüz gidebilmek için böyle bir hedef belirlemek şarttır.Son olarak şurası da açıktır ki yüce bir hedefe kilitlenme, melekleşmeye talip olma Cenab-ı Hakk’ın rahmet ve inayetini celbeder. Allah, kendisi için yola çıkan kimseleri çıktıkları yolda yalnız bırakmaz. Çıktığınız bu yolda Allah’ın inayet (yardım), riayet (gözetme) ve kilaetini (koruma) arkanıza almış olursunuz. Size Rahman’ın misafirleri nazarıyla bakılır ve kolay kolay kimse size ilişemez.

239