işlerden geri kalırsanız temel insani değerleriniz adına ciddi kırılmalara yol açmış olursunuz.Rûm Sûresi’nde yer alan şu âyet-i kerime bu konuda
önemli bir ihtarda bulunur: َ“ َوَ اَلا َيَْسْ َتَِخَِّفََّنََك اَّلَِذِ يَنَ اَلا ُيُ وِقُِنُ وَنYakîne ermemiş olanlar seni hafifliğe sevk etmesin.”104 Biraz daha açarak şöyle diyebiliriz: Yakîn sahibi olmayanların yakînsizlikleri gereği ortaya koydukları bazı hafif tavır ve davranışlar sizi de hafifliğe sevk etmesin, takip ettiğiniz yoldan ayırmasın, sizin de onlara karşı bir kısım olumsuz tavırlar sergilemenize sebep olmasın. Neticede bu durum aritmik bir duruma yol açmasın. Çünkü tıpkı kalb gibi toplum hayatında da ritim bozukluğu meydana gelebilir ve bu bazen ölümle de neticelenebilir. Bu açıdan daha baştan bu konuda temkinli hareket edilmesi gerekir.
Günümüzde onca olumsuzluğa rağmen içtimai ruhun teessüs etmesi ve toplum çapında bir vifak ve ittifakın oluşması için elden gelen bütün gayretin gösterilmesi çok önemlidir. Zira sıklıkla ifade edildiği gibi tevfik-i ilahinin en büyük vesilesi vifak ve ittifaktır. Bu açıdan, farklı mizaç ve meşreplere sahip insanların belirli fasl-ı müştereklerde (ortak paydalarda) bir araya gelmeleri ve birbirine destek olmaları çok önemlidir. Onlar kendileriyle aynı yolda yürüyen insanlarla birlikte projeler gerçekleştirdikleri gibi başkalarını da koruyup kollamanın ve onlara yardım etmenin yollarını da aramalıdırlar. Bu konuda öncelikle akli ve mantıki temeller oluşturma gayreti içinde olunmalıdır. Buna tam muvaffak olunamasa bile en azından kimsenin aleyhine davranılmamalı, negatif şeylerle insanların karşısına çıkılmamalı ve hiç kimse için yıkıcı ya da yok edici bir tutum benimsenmemelidir. Zira Hazreti Bediüzzaman’ın yaklaşımıyla, bir insanın mensup olduğu mesleği yararlı bulması ve onun muhabbetiyle oturup kalkması, başkalarına düşmanlık yapmasını gerektirmez.