“Büyük Türkiye”nin geleceğine bir katkı –ki bu her vatandaşın mefkûresi olmalıdır– ideal fert ve ideal ailelerin mevcudiyetine vâbestedir. Evet böyle bir mefkûreyi ancak Kâbe kadar temiz kalbe, Everest Tepesi gibi kamet ü kıymete sahip ve his yapısı, amûd-i nuranî gibi ta Sidretü’l-Müntehâ’ya uzanan kimseler gerçekleştirebilirler. Bu, kirli alınların, paslı vicdanların Mevlâ’ya başkaldıranların işi değildir. İç ve dış bütünlüğüne ermiş mamur ve münevver nesillerdir ki –Allah’ın tevfik ve inayetiyle– Büyük Türkiye idealini gerçekleştirecektir. Resûl-i Ekrem’in Habbab İbn Eret’e söylediği üslûplasöylemek istiyorum: “Allah bu işi lütfedecektir ama sizin de sebeplere riayet etmeniz gerekiyor.”1
Alvarlı Efe Hazretleri’ne ait şu mısralar, söylemek istediklerimizi gayet güzel ifade etmektedir:
Evet eğer biz her zaman sular gibi çağlar, başımızı taştan taşa vurarak “Var mı daha gidecek dünyalar?” diyebilirsek, her durakta, her konakta yeni bir bişaret mesajı alır, Allah’ın inayetini bir kere daha duyar ve hiçbir şeye takılmadan hep O’na yürürüz. Mevlâ hakkında inancımız, itikadımız bu merkezdedir. O’nun hüsnüzannımızda bizi yalan çıkarmayacağına dair kanaat-i kat’iyemiz ve iman-ı râsihimiz vardır.
Bu hususlara, dolayısıyla temas ettik. Esas belirtmek istediğimiz husus, neslin terbiye alanlarını millet ruhuyla besleme meselesiydi. Hatırlanacağı üzere bir evvelki bölümde, evimizin içinin bir mektep, bir terbiye ocağı hâline gelmesi konusu üzerinde durmuş, ana-babanın, şefkat, re’fet ve rikkatlerini ya da ileride yavrularında görmek istedikleri insanî davranışları bizzat kendilerinin yapması lazım geldiğini ısrarla arz etmeye çalışmıştık.
1. Çok Yönlü Evlat Yetiştirmek
Dipnotlar
- 1 Buhârî, menâkıb 25, menâkıbü’l-ensâr 29, ikrâh 1; Ebû Dâvûd, cihâd 97.