İçeriğe geç

Her zaman kendisini bize Rahmân ve Rahîm olarak tanıtan, Kur’ân-ı Kerim’de tam yüz on dört defa “Bismillahirrahmanirrahim” kelâm-ı mübecceli içinde Rahmâniyet ve Rahîmiyetini anlatan Allah, bu mübarek isim ve sıfatlarıyla annede tecelli etmiş gibidir. Evet Allah’ın Rahmâniyet ve Rahîmiyetiyle bir haneye tecellisini, annenin bin bir ihtimamla çocuklarının üzerine eğilmesi ve onları görüp gözetmesi şeklinde mütalaa edebiliriz. Böyle bir mazhariyetin dünyada hiçbir şeyle değiştirilemeyecek kadar yüce olduğunda şüphe yoktur.

Bir dönemde üniversitede eğitim gören, hatta yüksek lisans ve doktora yapan, ama terör odaklarının eline düşmüş bazı gençler oldu ve anneyi babayı ağlatan, onların ciğerini dağlayan merhametsiz, duygusuz nesiller yetişti; ancak bunlar birer istisna idi ve okumanın, okutmanın aleyhinde delil teşkil edecek şeyler değildi. Kimse evladını, bir kurşunla vurulsun ya da toplumun huzurunu kaçırsın diye yetiştirmez; yetiştirmez ama bazen onların hiç beklenmedik cereyanlara kapılıp gitmelerini de önleyemez. İşte ister böyle sürpriz olumsuzluklar, ister muhtemel tehlikeler karşısında anne-baba her zaman yuvayı bir koruyucu sera gibi kullanmalı, çocuklarının ahlâkî eğitimlerini öncelikli hedef yapmalı ve çocuklarının zayi olmasına fırsat vermemelidirler.

Sonuç olarak diyebiliriz ki, anne-baba, hisli, şuurlu, vatanına milletine, dinine sımsıkı bağlı bir neslin yetişmesi için gerekli olan her şeyi yapmalı ve onun aklî, kalbî, hissî, mantıkî boşluk yaşamasına fırsat vermemelidirler. Şayet anne-baba dindar, Kur’ân’a bağlı, İslâm’ı bilen kimseler ise çocuklar da –İnşaallahu Teâlâ– şuurlu yetişecek ve milletlerinin ikbal yıldızını parlatacaklardır.

6. Annenin Yüksek Fazileti

Anne, bir milleti yetiştiren ailenin en önemli unsurudur. O, İslâm nazarında o kadar mukaddestir ki, Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem): “Cennet, annelerin ayakları altındadır.”11 buyurur.

42