Bazen bir anlık fütur, tıpkı dümen ve direksiyondaki kimsenin küçük bir gafletinin sebebiyet verdiği bir akıbeti netice verebilir. Evet mü’min, her an Allah’a dayanıp, Allah’a sığınmalıdır. En basit bir muamele gibi görünen nikâhta dahi hep bu duygu ile hareket etmelidir. Nikâh, Allah adına yapılır, Allah’a bağlanmadan yapılan nikâhın bereket getireceği, hayra vesile olacağı düşünülemez. Evet nikâh mânevî bir bağdır; kerameti de Allah’la irtibatındadır.
Bu itibarla nikâh, Allah adına olacak ki, bereketli olsun. İçinde dua olacak ve Allah’ın vaz’ettiği prensipler çerçevesinde gerçekleşecek hatta mihir söylenecek ki istikbal vaad etsin. Allah kendi adı anılan nikâhı meymûn ve mübarek kılar. Böyle bir nikâh, Allah’ın teminatı altındadır. İhtimal, istikbal vaadedicidir ve eşler arası imtizaca da vesiledir.
Günümüzde eşler arası çok sık şekilde boşanma hâdiselerine şahit olunmakta ve evliliklerde ciddî bir bereketsizlik, uğursuzluk ve hayırsızlık görülmektedir. İşlerin Allah adına yapılmaması, gelişigüzel ve hedefsiz olması, her şeyin sırf şehevî hislerini tatmin esasına bağlanması ve bütün bütün insanî değerlerin gözardı edilmesi, Batı aile sistemini temelden sarstığı gibi bizi de ırgalamış sayılabilir. Umumi ahval onu göstermektedir. Cenâb-ı Hak’tan inayet ola…