Şimdi, tam Cennetlerin parlaklığını aksettirecek ölçüde kıvama erdiği bir sırada, ondaki dengeleri altüst edip, hâlihazırdaki mevcudiyetleri milyonlarca seneye vâbeste, onca âhengi ve âhenk unsurlarını yok edenler bilmem ki milyarlarca yıllık bir tecelli sürecinin hâsıl ettiği netice ve semereleri tahrip ettiklerinin farkındalar mı? Keşke mesele sadece bazı türleri ortadan kaldırıp, bazı dengeleri tahrip etmekten ibaret olsaydı! Heyhat! Tahrip, tasavvurları aşkın bir hâl aldı ve arz üzerindeki bazı önemli unsurların yok edilmesiyle, arkada kalan diğer canlı ve cansız elemanlar arasındaki dengeler de bozuldu.. ve toprak ana bir kere daha kendi evlatlarının ihanetine uğradı.
Evet, yeryüzünde, bir kısım canlı-cansız türlerin yok edilmesiyle genel dengenin bozulması, ister kasıtlı, ister ekonomik zaruretlerden dolayı, isterse cahillikten ötürü olsun, bu, üzerinde neşet edip geliştiğimiz yerküreye ve toprak tabakasına apaçık bir ihanet ve kendi dünyamızı, kendi barınağımızı yaşanmaz hâle getirmekten başka bir şey değildir. Er-geç şeriat-ı fıtriye bu ihanetimize karşılık verecek ve bu zulmümüzden dolayı bizi mutlaka cezalandıracaktır.. cezalandırıp bütün bütün bize arkasını dönecek ve bu küskünlükten de canlı-cansız herkes ve her şey nasibini alacaktır: Atmosfer zararlı gazlara yenik düşecek.. gökten rahmet yerine asit yağmurları yağacak.. yağmur yağsa bile toprakları önüne katıp denizlere sürükleyecek.. bitki örtüsü bütün bütün bahar beklentilerimizle beraber hazan yemiş gibi sağa-sola savrulacak.. ve her zaman bir anneden daha şefkatli olabilen yeryüzü, İsrafil sûruyla ürpermiş gibi kendi öz yavrularını şuraya-buraya saçarak kendini Cehennemî bir çölleşmeye salacaktır.