Hoşgörü adesesi altında, mü’minlere ait sevaplar bir başka derinliğe ulaşır ve âdeta nâmütenâhileşir; hata ve kusurlar ise öylesine büzülür ve küçülürler ki, dünyalar kadarı bir yüksük içine sıkışacak hale gelir. Aslında öteler ve öteler ötesi muamele de hep bu menşurdan geçerek gelir, bizi ve bütün varlığı kucaklamasını bekleriz. İşte bu kucaklayış televvünündendir ki, bir bağiye,1 susamış bir köpeğe içirdiği bir yudum su ile “Gufrân Kapısı”nın tokmağına dokununca, kendini iffete, istikamete ve Cennete uzanan bir koridorda bulmuş2.. bir sarhoş, Allah ve Resûlü’ne karşı duyduğu engin sevgi sayesinde silkinip bir hamlede maiyyet-i nebeviyeye ulaşmış3.. ve bir kanlı kâtil, teveccühlerin en küçüğüyle canavarlık psikozundan kurtulup, istidadını çok çok aşan payelerin en yükseğine yöneltmiş, hatta ona ermiştir.4
Biz hepimiz, hemen herkesin bu adese ile bize bakmasını ister ve çevremizde sürekli afv u safh meltemlerinin esmesini bekleriz. Evet hepimiz, dünümüzü, bugünümüzü hoşgörü ve müsamahanın o eriten-değiştiren, temizleyen-aklayan iklimine havale eder, sonra da geleceğe öyle emin ve endişesiz yürümek isteriz.. isteriz de, geçmişimizin karıştırılmasını ve bugünlerimizle yarınlarımızın bulandırılmasını hiç mi hiç arzu etmeyiz. Biz hepimiz, bir ömür boyu sevgi ve saygı bekler, hoşgörü ve müsamaha umar, civanmertlik ve muhabbet hisleriyle kucaklanmak isteriz. Evdeki afacanlığımızdan ötürü anne-babamızdan; mektepteki yaramazlıklarımızdan dolayı öğretmenimizden; haksızlık edip zulme uğrattığımız mağdurlardan, mazlumlardan; mahkemede hâkim ve savcıdan; askerde komutanlardan; karakolda polislerden.. ve tabiî en yüksek bir divanda da “Ahkemü’l-Hâkimîn”den af ve müsamaha bekleriz.
Dipnotlar
- 1 Bağiye: Kendini laahlâkîliğe salmış kadın.
- 2 Bkz.: Müslim, tevbe 155; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 2/507.
- 3 Bkz.: Buhârî, hudûd 4-5.
- 4 Bkz.: et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr 2/222.