İçeriğe geç

Akl-ı sathî konuya safiyyullah olan Hazreti Âdem’den başlamayı öngörse de, gönlümüz sebeb-i hilkat-i âlem olması itibarıyla beraat-i istihlal nev’inden O’nunla “Vira bismillah!” deme temayülünde. Çünkü her şeyden evvel O, haricî vücut nokta-i nazarından sonradan gelse de hep öndeydi ve öncüydü. Zira peygamberlik manzumesi O’nun adına nazmedilip bestelenmişti ama O, âlemşümul misyonuyla bir kafiye gibi bu nazm-ı mukaddesin sonuna yerleştirilmiş ve bu önemli misyon O’nunla noktalanmıştı.

Evet, bir mânâda O bir ilk, diğer mânâda da sondu. Her şeyden evvel O, vücûd-u necm-i nuranîsi açısından أَوَّلُ مَا خَلَقَ اللّٰهُ نُورِي“Allah’ın ilk yarattığı benim nurumdu.”31 pâyesiyle serfirâzdı ve bu mânâya işareten bir gün O şöyle buyuracaktı: “Âdem nebi beyne’l-mâi ve’t-tîn iken ben peygamberdim.”32 buyuracak ve bu ilk ve son muammasına imada bulunacaktı.

Bu açıdan biz de bu sırlı kıdeme binaen birkaç cümleyle de olsa, her an Hakk’a müteveccih bulunan o ruh-i emcedle bu silsile-i zebercede başlamak istiyoruz.

48