İçeriğe geç

Anlamaz bunları “Dünya, dünya!..” deyip inleyenler; bu yalancı âlemin süs ve ziynetinden sıyrılamayanlar; tûl-i emel ve tevehhüm-i ebediyet yanılgılarıyla ukbayı görmezlikten gelerek saray saray üstüne inşa edenler; akıllarını ve kalblerini villalara ve filolara ipotek hâline getirenler. Bütün bunlara “Yuf!” demek dilimin ucuna kadar geliyor ama ifade kirliliğinden uzak durma mülâhazasıyla denecekleri tarihin kirli sayfalarına emanet ederek konuya bir nokta koyup geçiyorum; geçiyorum, zira ışık süvarilerinin bekledikleri başka şeyler var. Evet, onlar ellerinde nur meşaleleriyle ziya avlama peşindeler. Karanlık ruhlar zulmetler sarmalları içinde kalakalsınlar, onlar;

“Hak şerleri hayr eyler,
Sen sanma ki gayr eyler;
Ârif ânı seyr eyler,
Mevlâ görelim neyler,
Neylerse güzel eyler!..”
(İbrahim Hakkı)

deyip topluca tefvîz atmosferine ermeyi hecelemekteler…

Çağlayan, Haziran-Ağustos 2019
145