İçeriğe geç

Acıyorum, bu kitabı arka plânıyla mütalâa etmeyen/edemeyen anadan doğma âmâlara.. acıyorum, şu fani dünyanın sûrî güzelliklerine ve aldatan ihtişam ve debdebesine kapılıp ahireti ve ebedî hayatı öteleyenlere.. acıyorum, gelip geçici saltanat ve debdebe karşısında ebedî hayata karşı kör ve sağır yaşayanlara.. acıyorum, gecekondudan çıkıp villadan villaya koşan aşağılık duygusunun azat kabul etmez bendelerine.. acıyorum, bilerek şu fani ve zail dünya hayatını Cennet ve Cemalullah yerine koyan akılzede divânelere.. acıyorum, üç-beş günlük dünya için makam, mansıp, para ve lüks hayat fantezisiyle seviye düşüklüğüne maruz kalmış, peylenebilen mük’ab gafillere.. acıyorum, çiğnenen ırzımıza ve doğranan namusumuza rağmen gülüp eğlenen ölü ruhlara ve bedbahtlara.. acıyorum, iç içe yıkılışlar ve tamiri imkansız çözülüşler karşısında sesini çıkarmayan dilsiz şeytanlara.. acıyorum, yiyip-içip yan gelip yatan, mesh-i mânevî maruzu, hâlinden habersiz tali’sizlere.. acıyorum, “Ahsen-i takvîm”e mazhariyetin bizden neler istediğinden bîhaber insan bozmalarına.. acıyorum, “Hak, adalet!..” deyip Harun gibi ortaya çıkmış Karuncuklara.. acıyorum, yalanın rayiç, hıyanetin mültezem, hakkın Allah’a emanet olduğu bir dönemde insanî değerleri partal eşya hâline getirenlere.. acıyorum, yalanı, tezviri, iftirayı “savaş taktiği” deyip dinî argümanlara dayandıran münafıklara.. acıyorum, kahrolası bir takdir, kirli bir madalya uğruna yüzsuyu dökerek itibarını ayaklar altına alan Süfyân’dan kalma Horasanlı taylasanlılara.. acıyorum, üç beş kuruşluk bir menfaat için, birilerine muhalif gibi görünen gerçek mü’minlerin öldürülebileceğine fetva veren satılmış nâdânlara…

126