Allah (celle celâluhu) tarafından ufukları açılan bu tür hakikat kahramanları kimi zaman daha işin başında her şeyi ayan beyan o kadar net bir şekilde görürler ki karşılaştıkları hâdise ve problemler karşısında hemen çok rahat, فَمَاذَا بَعْدَ الْحَقِّ إِلَّا الضَّلَالُ “Hakkın ötesinde ancak dalâlet vardır.”124 deyip doğruyu işaret eder, hakikati seslendirirler. Kimi zaman da karşılaştıkları hâdisenin muğlaklığı ve müphemliği karşısında, “Allah’ım, sadece Senin rızanı diliyor, bu insanların Sana yönelmesi için rızana en muvafık tercih ne ise beni ona muvaffak kılmanı istiyorum.” diyerek samimiyet, ihlâs ve gayretle O’na sığınırlar. Neticede onlar, Allah’ın (celle celâluhu) izniyle doğruyu görür, doğruyu seslendirir ve insanları doğru yola yönlendirirler.
Hiç Kimse O Kapıdan Eli Boş Dönmemiştir