İçeriğe geç

ifadeleriyle resmetmiştir. İşte Üstad Hazretleri bütün bunları gördüğünde derdin çok büyük olduğunu anlamış ve buna derman olabilecek bir çözüm arayışına girmiştir. Kendi döneminde görüştüğü bazı insanlara, tahribatın çok büyük olduğunu, meselenin yeniden dipten ele alınması ve bunun için de iman mevzuuna ehemmiyet verilmesi gerektiğini anlatmaya çalışsa da maalesef derdini anlayan pek olmamıştır. Bunun üzerine o da yüzünü Kur’ân’a çevirmiştir. Fakat o, Kur’ân’a yönelirken, ne sadece İbn Cerîr et-Taberî Hazretleri gibi rivâyet açısından Kur’ân-ı Kerim’i ele alıp tefsirini yapmış ne de Fahreddin Râzî Hazretleri gibi bir dirayet tefsirine başlamıştır. O, yine Kur’ân-ı Kerim’den almış olduğu farklı bir tefsir usûlüyle günümüzün dertlerine derman olacak Kur’ân’ın elmas düsturlarından reçeteler sunmuştur.

Önce Çağın Problemlerini Tespit

45