İçeriğe geç
4. Bölüm

Allah’ın özü ve nitelikleri nelerdir?

Allah, yarattığı şeylerden; onların hakikisinden ve izafisinden tamamen başkadır. Kaldı ki, insan, şu sınırlı âlemde hep, sınırlı düşünür, sınırlı görür, sınırlı duyar.

Evet, insanın bu âlemde gördüğü şeyler, milyonda beş nispetindedir. Duyduğu şeyler de o kadar. Meselâ o, saniyede 40 defa ihtizaz (titreşim) yapan bir sesi duymaz. Binleri aşan ihtizazı da duymaz. Öyle ise insanın, sesleri duyup alması sınırlıdır. Bu da, ancak milyonda çok küçük nispette bir şeydir. Onun görüş ve duyuş sahası da çok dardır. Bu kadar sınırlı gören, duyan, bilen bir insanın “Allah niçin görülmüyor? Nasıldır?” demesi -hâşâ- O’na kemmiyet ve keyfiyet izafe ederek, O’nun üzerinde düşünmesi, dolayısıyla da haddini bilmemesi demektir. Sen nesin ve neyi biliyorsun ki, Allah’ı da bilesin!.. Allah kemmiyet ve keyfiyetten münezzehtir ve senin nâkıs kıstaslarınla ölçülmeyecek kadar muallâdır. Sen ışık hızıyla trilyon sene ötelere gitsen ve trilyonlar senelik öteleri görsen, sonra gördüğün bu kâinatları üst üste yığsan; bunlar, O’nun varlığına nispetle mikroskobik bir şey bile olamaz. Bizler daha Antarktika kıtasını bilemezken, bütün kevn ü mekânları evirip çeviren Allah’ın -hâşâ ve kellâ- “nitelik” ve “niceliği” hakkında nereden bilgimiz olacak! Allah, Allah olduğu için, O’nun tabiriyle “nitelik” ve “nicelik”ten de mukaddes ve münezzehtir. O, bizim, her türlü tasavvurlarımızın ötesinde, ötelerin de ötesindedir…

Kelâmcı: “Aklına her ne gelirse, Allah ondan başkadır.” der. Tasavvufçu ise: “Aklına ne gelirse, onun verâsının verâsının verâsındadır. Ve sen, daima seni saran perdelerle âdeta bir fanus içindesin…”

18