İçeriğe geç

Maddiyyunluk bir tâun-u mânevîdir

Maddiyyunluk bir tâun-u mânevî; beşere de tutturdu şu müthiş bir sıtmayı. HAŞİYE-1 Hem de âni çarptırdı bir gazab-ı İlâhî. Telkin, hem de taklit,

Tenkide kabiliyet-i tevessüü nisbeten, o tâun da ediyor tevessü ve intişar. Telkini fenden almış, medeniyetten taklit.

Hürriyet tenkit vermiş; gururundan dalâlet çıkmış.

• • •

Vücutta atâlet yok; işsiz adam, vücutta adem hesabına işler

En bedbaht, sıkıntılı, muztarip işsiz olan adamdır. Zira ki atâlet, vücut içinde adem, hayat içinde mevttir.

Sa'y ise, vücudun hayatı, hem hayatın yakazasıdır elbet.

• • •

Ribâ İslâma zarar-ı mutlaktır

Ribâ atâlet verir, şevk-i sa'yi söndürür. Ribânın kapıları, hem de onun kapları olan bu bankaların her

Dem nef'i ise, beşerin en fena kısmınadır. Onlar da gâvurlardır. Gâvurlardaki nef'i en fena kısmınadır; onlar da zalimler. Her

Dem zalimlerdeki nef'i en fena kısmınadır. Onlar da sefihlerdir. Âlem-i İslâma bir zarar-ı mutlaktır. Mutlak beşer her

Dem refahı nazar-ı şer'îde yoktur. Zira harbî bir gâvur hürmetsiz, ismetsizdir, demi hederdir. Her de...m.

• • •

Kur'ân, kendi kendini himaye edip hâkimiyetini idame eder HAŞİYE-2

Bir zâtı gördüm ki yeis ile müptelâ, bedbinlikle hasta idi. Dedi: Ulemâ azaldı, kemiyet keyfiyeti. Korkarız, dinimiz sönecek de bir zaman.

Dedim: Nasıl kâinat söndürülmezse, iman-ı İslâmî de sönemez. Öyle de, zeminin yüzünde çakılmış mismarlar hükmünde her an

990