İçeriğe geç

İnsan-ı ekber olan âlemin ahvâlini, hem de harekâtını—ki ihtiyarî değil—tanzim eden şer'dir. O meşiet-i Rabbânî,

Yanlış bir ıstılahla tabiat da denilir. Sıfat-ı kelâmından gelen şeriat ise, âlem-i asgar olan insanın ef'âlini

Ki ihtiyarî olmuş, tanzim eden şer'dir. İki şer' bir yerde bazan eder içtima. Melâike-i İlâhî, bir ümmet-i azîme, hem bir cünd-ü Sübhânî,1

Birinci şer'e olmuş hamele-i mümtesil,2 amele-i mümessil. Hem onlardan bir kısmı ibâd-ı müsebbihtir.3 Bir kısmı da müstağrak, Arşın mukarrebîni.4

• • •

Madde rikkat peydâ ettikçe hayat şiddet peydâ eder

Hayat asıl, esastır; madde ona tâbidir, hem de onunla kaimdir. Bir hurdebinî huveyn havass-ı hamsesiyle insanın havassını

Muvazene edersen görürsün: İnsan ondan ne derece büyükse havassı o derece onunkinden aşağı. O huveyne işitir kardeşinin sesini,

Hem de görür rızkını. Ger insan kadar büyüse, havashayretfezâ, hayatı şulefeşan, rüyeti de berk-âsâ bir nur-u âsümânî.

İnsan, bir kitle-i mevattan bir zîhayat değildir. Belki de milyarlarla zîhayat hüceyrâtından mürekkep ve zîhayat bir hücre-i insanî.

اِنَّ اْلاِنْسَانَ كَصُورَةِ ﴿ يٰسۤ ﴾ كُتِبَتْ فِيهَا سُورَةُ ﴿ يٰسۤ ﴾ فَتَباَرَكَ اللهُ اَحْسَنُ الْخَالِقِينَ 5

989