İçeriğe geç

Şahs-ı vahid hakkını kendi feda ediyor; lâkin feda edilmez, hattâ umum insana. Onun iptal-i hakkı, hem iraka-i demi,

Hem zevâl-i ismeti; iptal-i hakk-ı nev'in, hem ismet-i beşerin mislidir, hem naziri. İkinci sırrı budur: Hodgâmî bir âdemî

Hırs ve heves yolunda bir mâsumu öldürse, eğer elinden gelse, hevesine mâni ise harap eder dünyayı, imhâ eder benî Âdemi.

• • •

Zaaf hasmı teşci eder; Allah abdini tecrübe eder, abd Allah'ını tecrübe edemez

Ey hâif ve hem zaif! Havf ve za'fın beyhude, hem senin aleyhinde tesirât-ı haricî teşcî eder, celb eder.

Ey vesveseli vehham! Muhakkak bir maslahat, mazarrat-ı mevhume için feda edilmez. Sana lâzım hareket; netice Allah'ındır.

İşine karışılmaz. Allah çeker abdini meydan-ı imtihana. "Böyle yaparsan eğer, böyle yaparım" der.

Abd ise hiç yapamaz Allah'ını tecrübe. "Rabbim muvaffak etsin; ben de bunu işlerim" dese tecavüz eder.

İsâ'ya demiş şeytan: "Madem herşeyi O yapar. Kader birdir, değişmez. Dağdan kendini at. O da sana ne yapar?" İsâ dedi: "Ey mel'un! Abd edemez Rabbini tecrübe ve imtihan."

• • •

Beğendiğin şeyde ifrat etme

Bir derdin dermanı başka derde dert olur. Panzehiri zehir olur. Derman hadden geçerse dert getirir, öldürür.

• • •

İnadın gözü, meleği şeytan görür

İnadın işi budur: Şeytan yardım ederse birisine "melek" der, rahmeti de okutur.

Muhalif tarafında eğer meleği görse, libasını değişmiş onu şeytan zanneder; adâvet, lânet eder.

974