Ara kademe nesillerin varlığı genetik bilimine göre de şarttır. Çünkü, verdiğimiz at misalinden hareketle, daha önceleri yaşamış tilki gibi bir hayvanın, birden bir mutasyonla at hâline gelmesi düşünülemez. Bu, bir insanın 0 metre bir irtifadan birden ve aniden 10.000 metre yukarıya çıkıvermesi gibidir. O bakımdan, değil bu çapta bir mutasyon, bazen tek mutasyon bile bir canlıyı yok edebilir. Dolayısıyla, çok sayıda ve düzenli olarak birbirini takip eden ara kademelerin bulunmasında zaruret vardır. Nitekim araştırmalar da, aslında bu çizgide devam etmektedir. Araştırdılar, eski yeni bir sürü fosil buldular, fakat atın 5 parmaklısından 4 parmaklısına, 3 parmaklısına, 2 parmaklısına tedricî geçişi gösteren hiçbir fosil bulamadılar. Özellikle insanı maymuna bağlayacak fosiller üzerinde ısrarla durdular; Australopithecus, Homo erectus, Neandertal, Java adamı, Pekin adamı gibi adlar verdikleri bazı fosillerden söz ettiler ve bunlara, insanla maymun arasında ara kademeyi teşkil eden canlılar dediler.
Atıf Şengün, Evolüsyon adlı eserinin 1. cildinde bu iddiaları da kuşkuyla karşılar ve şu mütalâada bulunur:
Söz konusu bir fosilin eli 50 metre ötede, başı 50 metre beride, bazı kemikleri de bundan birkaç metre derinlikte bulunmuştur. Bunların hepsinin aynı şahsa ait olduğu kesin değildir. Belki bir kısmı, çok evvelki devirlerde yaşamış birine, diğer kısmı da daha sonraki devirlerde yaşamış bir başkasına aittir. Dolayısıyla, bu konuda kat’i bir kanaat izhar etmek mümkün değildir.