Evrimcilerin ara kademe nesiller adına güya delil diye dayandıkları noktalardan bir diğeri, beş tırnaklı at “hikâye”sidir. Buna göre, ilk atın beş tırnağı vardı ve kendisi tilki kadardı. Daha sonra Eohippus, Mesohippus, Merychippus ve Pliohippus safhalarından geçerken, ayak parmakları giderek azaldı. Atıf Şengün, bu iddiaya da kuşkuyla yaklaşmakta ve “Atın, fosilleri bulunan bu canlılardan geldiğine dair ilimce kabul edilecek hiçbir emare bilmiyoruz.” demektedir. Eğer söz konusu bu fosiller gerçek ise, muhtemelen bunlar, kendilerine has bir tür olarak yaşayan, sonra da ölüp gitmiş ve nesilleri tükenmiş varlıklardı. Atı bunlara bağlamak mümkün değildir. Eğer atı illâ bunlara bağlayacağız dersek, bu durumda karşımıza, yine Atıf Şengün’ün sorduğu üzere, iki önemli soru çıkar: Atın tırnakları, iddia edildiği gibi 5 iken, neden 1’e düştü; buna karşılık, boyu, tilki kadar iken neden uzadı? İlmin bu sorulara vereceği bir cevap yoktur. Bugün de tek tırnaklı, iki tırnaklı, üç tırnaklı ve dört tırnaklı hayvanlar vardır. Tilki gibi olan varlıklar da vardır ve aynı hayat şartları içinde hâlâ tilki gibidirler. Beş tırnaklı varlıklar da vardır ve hâlâ beş tırnaklı olarak yaşamaktadırlar. At neden tırnaklarından 4’ünü atıp, karşımıza tek tırnaklı ve boyu uzamış olarak çıksın ki? Eğer, at koşma lüzumunu duyduğu için bacakları uzadı denecek olursa, bu defa da, niçin av köpeği at kadar büyümedi sorusu ortaya çıkar. Av köpeği, en az at kadar koşar; büyümeye attan daha müsaittir ve ondan daha hareketlidir. At, tırnaklarını atar ve büyürken, av köpeği neden olduğu gibi kalsın? Dolayısıyla, Atıf Şengün’ün de ifade ettiği gibi, yukarıda adı geçen ve bazı fosillerden hareketle ara nesiller denilen hayvanlar, eğer bir zaman yaşayıp gittikleri iddiasına dayanak yapılan fosiller gerçek ise, ancak daha önceki devirlerde yaşayıp gitmiş ayrı türler olabilirler.