İçeriğe geç

Bu sûrede şûrâ, sahabe-i kirâmın övgüye lâyık bir vasfı olarak ele alınıyor. Sanki “Her işleri meşveret yörüngeli olan bu insanlar nasıl senâ edilmez ki!” tarzında takdir buudlu bir hatırlatma yapılıyor.. evet, ashabın senâ edilecek onca hususiyetlerinin yanında burada, sadece “şûrâ” kelimesi seçilerek onunla senâ edilmeleri, meşveretin ehemmiyeti adına çok önemli bir ipucu sayılır..

İstişare, Kur’ân-ı Kerim’de önemle üzerinde durulan bir kural olduğu gibi, sünnet-i seniyyede küçümsenmeyecek ölçüde üzerinde durulduğuna, hatta tahşidat yapıldığına şahit oluruz. Efendimiz, hakkında nass vârid olmayan her meseleyi, kadın-erkek, genç-ihtiyar herkesle istişare ederdi ki, değişik sahalarda onca ilerlemeye rağmen, meşveret mevzuunda o gün ulaşılan noktaya henüz ulaşabildiğimiz söylenemez.

Evet, Allah Resûlü, her meseleyi ashabıyla istişare ederek onların düşünce ve görüşlerini alıyor, planladığı her işi mâşerî vicdana mâlediyor ve onun hissiyat, duygu ve temayüllerini âdeta blokaj gibi kullanarak karar verdiği işlere mukavemet açısından ayrı bir güç kazandırıyordu. Yani yapılması planlanan işlere, herkesin ruhen ve fikren iştirakini sağlayarak projelerini en sağlam statikler üzerinde gerçekleştiriyordu.

Şimdi bu hususla alâkalı O’nun hayat-ı seniyyelerinden küçük bir kesit arz edelim:

43