İnsan, namaz kılarken gösteriş izhar edebilir. Allah Resûlü, zayıf diyeceğimiz bir hadiste “Sizin hakkınızda en çok korktuğum şey, küçük şirktir.” buyurur. Sahabinin, “Küçük şirk nedir?” sorusuna Allah Resûlü, “Riya” cevabını veriyor.7 Büyük şirk, puta tapma, Allah’a eş ortak koşmadır. Öyleyse küçük şirk nedir? O, gösteriş ve kendine takılı yaşamaktır. İnsan namaz kılar ama, namazı nasıl kıldığı ve hangi duyguları taşıdığı önemlidir. Öncelikle namaz, Allah rızası için ve Cenâb-ı Hakk’ın şu ana kadar verdiği nimet-i sâbıkaya şükür olsun diye kılınmalıdır. Allah’ın insana bu yaşına kadar, hayatın her merdiveninde bahşettiği sonsuz nimetler vardır. Evet Allah, bize mânevî yapımız itibarıyla temiz bir muhit vermiş, ibadete kabiliyet bahşetmiş, gönlümüzü açmış, rüşte ve hidayete erdirmiş.. dahası, kulluğumuzu rahatlıkla yapabilmemiz için –kelâmî ifadeyle– istitaat (işin üstesinden gelme kabiliyeti) vermiştir. Yani biz namaz kılmak istediğimizde kılabiliyoruz. Zaman olur insan niyet eder, mefluç olur sırt üstü yatar da o namazı kılamaz. Niyet eder de zindandadır, kıldırmaz kâfirler. Dolayısıyla hayat merdiveninin her basamağında içimiz sonsuz şükranla dolu olarak Mevlâmız’a kulluk yapmalıyız. Aslında mü’min namaza dururken Allah’ın huzurunda evvelâ O’na karşı medyûniyetini ifade ediyor, çünkü O’na borçlu, hem de tepeden tırnağa. O, Kendisine ait olan şeyleri bizden bir alıverse, ortada sadece sıfır kalır. Demek ki, biz O’nun karşısında da ancak O’nun bizi donattığı şeylerle durabiliyoruz.
Dipnotlar
- 7 Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 5/428, 429; et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr 4/253.