İçeriğe geç

Meselenin ikincisi, bu durumun böyle devam ettirilmesi meselesidir. Evet, bir kısım kimseler bu vaziyetin devamını arzu etmektedirler. Meselâ kapitalist ve komünist zihniyet, bir zümrenin fakir, görgüsüz ve kültürsüz kalmasını istemektedir. Ancak Allah’ı, Kur’ân’ı ve Resûlullah’ı bilen hiçbir mü’minin içtimaî, iktisadî, kültürel böyle bir derbederliğe razı olmayacağı açıktır. Belki herkes bir an evvel bu sefaletten sıyrılmaya çalışacaktır. Yani biz şu miskinliğin, bilgisizliğin, iktisadî yıkılış ve çöküşün müdafii değiliz. Böyle bir anlayışı devam ettirmek için de herhangi bir sa’y u gayretimiz yoktur.

– Çeşitli haksızlıkların ve sömürmelerin görüldüğü cemiyetimizde, Müslümanların ezilmeleri müdafaa edecekleri yerde kapitalistler tarafında görünmeleri doğru mudur?

Ne akide, ne de amel bakımından hiçbir Müslüman, değil Müslümanları, başka milletleri istismar edenlerin yanında dahi olamaz. Burada ayrı bir hususu daha arz edeyim. Akide bakımından bir mü’min, “Ben kapitalistim.” dese artık ona mü’min denemez. “Akide olarak sosyalistim dese.”, onun için de aynı şey söz konusudur. Nitekim, “Kim İslâm’dan başka bir din ararsa, bilsin ki bu din ondan asla kabul edilmeyecek ve o, ahirette ziyana uğrayanlardan olacaktır.”1 ve “Allah katında hak din İslâm’dır.”2 gibi âyet-i kerimeler, bu hakikati açıkça ifade etmektedir. Evet, Allah indinde O’na ulaştıran yol, sistem ve düzen sadece İslâm’dır. Bir insan, bunun dışında hiçbir şeye sahip çıkamaz.

229