İçeriğe geç

Bu âyetteki ikinci mesele, yeryüzünde ve göklerde canlıların yayılması meselesidir. Âyette geçen بَثَّ kelimesi, dağılıp saçılmayı ifade eder. Hz. Yakub da, münacatında ruh hâlini, إِنَّمَۤا أَشْكُو بَثِّي وَحُزْنِۤي إِلَى اللّٰهِ“Allahım, ben dağınıklığımı, perişaniyetimi, derbederliğimi ve bir de tasamı Sana şikâyet ediyorum.”6 diyerek hislerini aynı kelimeyle dile getirir. İncelediğimiz âyetteki mânâ ise, bir şeyin bir noktada çoğalıp yayılması, yeryüzünü işgal etmesidir. Bu durum başka bir âyette de aynı kelimeyle anlatılıyor: “Sizi bir erkek bir dişiden yarattı, sonra onlardan sizi yaydı, çoğalttı yerin her tarafına neşretti.”7 Bu âyette insan ve sair canlıların yeryüzüne yayılması anlatılmıştır ki, insan yeryüzüne nasıl bir anne ve bir baba ile yayılmışsa, hayvanlar da aynen öyle yayılmışlardır. Her hayvan nev’i, kendi nev’inden, kendi nev’i adına, kendi nev’ini ve nev’inin karakterini korumak üzere, o nev’iden olarak yeryüzüne yayılmıştır.

***

Burada bir başka mesele de Darvin’in, bütün nev’ileri bir nev’e irca etme gayretidir. Ona göre bütün varlıklar gibi insan da belli devirlerde, belli bir canlıdan dönüşerek meydana gelmiştir. Kur’ân’ın sair bütün âyetleri de sahih hadisler de bunu nefyetmektedir. Kur’ân’a göre her nev’i, kendi nev’ini devam ettirmek üzere yayılmıştır. Yani insan, insan olarak yayılmış, insan olarak devam etmiş ve bundan sonra da insan olarak devam edecektir. Yılanlar ve akrepler de aynı şekilde. Hayvanlarda belki zâhiren cüz’î değişiklikler olabilir; fakat bunların karakteri ve nev’i değişmez. Yani bunların hayvanlığı değişmez, her hayvan, hayvan olarak devam eder.

218