Teheccüt namazı iki rekât kılınabileceği gibi, sekiz rekât olarak da kılınabilir. Buharî ve Müslim’in rivayetine göre, Abdullah İbn Ömer, rüyasında iki dehşetli kimsenin gelip, kollarından tutarak kendisini derin, alevli bir kuyunun başına getirdiklerini ve atacaklar diye korkunca da “Korkma, senin için endişe yok!” dediklerini Efendimiz’e anlatır. Allah Resûlü, “İbn Ömer ne güzel insandır; keşke, teheccüt namazını da kılsa!” şeklinde tabir ve tevcihde bulunurlar. Allah, rüyasında İbn Ömer’e Cehennem’e ait bir berzah levhasını göstermiş ve ona hazırlık yapmasını iş’ar buyurmuştur.23
Bunlara ilaveten, “duhâ” ve “evvâbîn” namazları gibi diğer nafile namazlar da farz namazlardan kalan eksik ve gediklerimize sargı vazifesi görecek, onları tamamlayacaktır. Allah (celle celâluhu) farzlardaki boşluklarımızı nafilelerle dolduracaktır.
Bunu teyit eden bir hadis-i şerifte anlatıldığı üzere, ahirette ilk defa soru sorulacak konuların başında namaz gelir. Cenâb-ı Hak “Kulumun namazı tamam mı?” diye sorar. “Tamam” derler, “O zaman o geçsin.” buyurur. Eğer “Namazları eksik!” denilirse, “Nafileleri var mı?” diye sorar. “Var” denilince “Nafileleri farzlar yerine koyun.” buyurur. Rahmet-i ilâhî olarak, nafileler farzlardan noksanların yerine konur.24 Bunu da isterseniz, “Cebren li’n-noksan, doğrudan doğruya Cenâb-ı Hakk’ın iradesi ve meşîetiyle oluyor; yani, sargıyı ahirette Allah sarıyor.” diye yorumlayabilirsiniz.
Dipnotlar
- 23 Buhârî, teheccüd 2, 21, fezâilü ashabi’n-nebi 19, tabir 35, 36; Müslim, fezâilü’s-sahabe 139, 140.
- 24 İbn Ebî Şeybe, el-Musannef 6/270; el-Beyhakî, es-Sünenü’l-kübrâ 2/387.