Bilindiği üzere Kur’ân-ı Kerim birçok âyet-i kerimede “Ey insanlar!” diye seslenerek insanlığa insanlığını hatırlatmakta ve zımni olarak onlara şu mesajı vermektedir: “Ey özü ünsiyet olan ve aynı zamanda üns billah’a namzet olan insanlar! Sizler birbirinizle anlaşma ve uzlaşmaya müsait bir tabiatta yaratıldınız. Ne olur gelin, tabiatınıza uygun tavır ve davranışlar sergileyin! Birbirinizle el ele tutun, sarmaş dolaş olun ve aranızda sevgi ve barışı hâkim hâle getirin!” Tıpkı bunun gibi biz de insanlığa yeniden böyle bir çağrıda bulunmalı, yapacağımız program ve aktivitelerle millet fertleri arasındaki birlik ve beraberliğin sağlanmasına ve farklı duygu ve düşüncedeki insanlar arasında birlikte yaşama kültürünün geliştirilmesine katkıda bulunmalıyız.
Öte yandan anaokulundan yüksek eğitim kurumlarına kadar eğitim sisteminin, müfredat programlarının bir kere daha gözden geçirilmesine ihtiyaç vardır. Çünkü öğrenciler arasında her geçen gün sigara, uyuşturucu ve içki gibi kötü alışkanlıkların yayılması, hatta bunların ilkokul ve ortaokul seviyelerine kadar inmesi, öğrencilerin öğretmenlerine ve anne-babalarına karşı gittikçe daha saygısız hâle gelmeleri ve aynı zamanda şiddetin okul bahçelerine kadar inmesi onlara ciddi bir terbiye verilemediğini göstermektedir.
Okullar, öğrencilere farklı bilim dallarına ait bir kısım bilgi ve becerileri kazandırmanın yanında, onların ahlâklı ve karakterli birer insan olmalarına da katkıda bulunmalıdır. Bu açıdan müfredat programı yapılırken sadece öğretime odaklanılmamalı, insanî ve ahlâkî değerlerin de talebeye kazandırılmasına imkân hazırlanmalıdır. Talebenin zihnî melekelerinin inkişafının yanında, onun kalbî, mânevî ve ruhî gelişimi de ihmal edilmemelidir.