Öte yandan, Allah’ın toptan sarsmasına maruz kalan insanların da kendilerini bir kere daha gözden geçirmeleri, bunun arkasında ne tür maslahatların olabileceğini düşünmeleri ve böyle bir neticeyi hâsıl edebilecek değişik şaşkınlıkların, gafletlerin ve hataların farkına varmaları gerekir.
Temsilde Süreklilik
Maalesef bir kısım makam ve mevkileri elde etmiş bulunan ve bu yüzden de daha avantajlı gibi görünen bazı kişilerde beklenen performansı her zaman göremeyebiliyor, bunun için kısmen inkisar yaşayabiliyoruz. Böyle bir durumda, “Sen de mi?” der gibi onlara karşı azıcık bir tavır almak, fırsat bulduğunda da, “Siz Cenâb-ı Hakk’ın bir kısım lütuflarına mazhar olduğunuz için durduğunuz yer itibarıyla burada değil şurada olmalısınız! Allah’a karşı daha derin kullukta bulunmalı, ihlâs ve samimiyetten ayrılmamalısınız!” türünden ifadelerle onları irşat etmeye çalışmak gereklidir.
Özellikle belirli mevki ve makamlara gelmiş insanların duygu ve düşünceleri bayatlamaya, pörsümeye, sönmeye ve eskimeye başlarsa, zamanla bu durum onların çevresine de aksetmeye başlayacaktır. Önlerinde bulunan insanların kıvam kaybına şahit olan ve onların hizmetlerinde ahesterevlik yaptığını gören insanlar da bir süre sonra gevşemeye ve kendilerini salmaya başlayacaklardır. Hatta bırakalım tavır ve davranışları, önde bulunan insanların niyet ve maksatları bile alttakilere sirayet edecektir. Onlar zahirde hep hizmet adına koşuyor görünseler bile eğer kendi yalancı hesapları arkasından gidiyorlarsa, vicdanlar bunu hissedecek ve ona göre tavır alacaktır.
Bu itibarladır ki sorumlu olduğu insanların konumlarına yakışmayan bir kısım tavırlarına şahit olan idareciler, onları kınamadan önce mutlaka kendilerini gözden geçirmelidirler. Kendilerinde bulunan bir kısım hata ve eksikliklerin onlara yansımış olabileceğini unutmamalıdırlar. En azından önde bulunmuş olmanın hakkını veremediğini ve iyi bir temsil ortaya koymadığını düşünmelidirler.