Bu itibarla biz tamiri, ıslahı, kardeşliği ve yaşatmayı seçmeliyiz. Bu uğurda icabında ölüm tehditleriyle karşı karşıya kalsak bile onu tevekkülle karşılamalı, dış yüzü ekşi hâdiselerin üzerine tebessümle gitmesini bilmeliyiz. İnsanlığın kurtuluşu adına gerektiğinde hayatın zevk ve lezzetlerinden feragat etmeyi bilmeliyiz. Ayrıca, hizmet edebilme adına Cenâb-ı Hakk’ın bahşettiği farklı imkânları kesinlikle dünyevî herhangi bir menfaate bağlamamalıyız. Zira koca bir dünyayı yeniden ihya etmeyi vazife edinmiş insanların şahsî çıkarları adına hareket etmeleri, insanî kıymetle telif edilemeyecek ölçüde sevimsiz ve çirkin bir tavırdır. Denilebilir ki, bu uğurda Cennet’le meşgul olmayı bile mefkûremiz adına saygısızlık görmeliyiz. Ne yapıp edip günümüz nesillerinde bu duyguyu uyarmaya çalışmalıyız. Çünkü dünyanın çehresini değiştirecek olanlar, bu duygu ve düşüncenin mümessili güzide insanlar olacaktır.
Gönül Kapılarının Sırlı Anahtarı: Sevgi
Izdırap da ıslah ve tamir adına proje üretebilme ve üretilen projeleri gerçekleştirme mevzuunda çok önemli dinamiklerden biridir. Bunu elde eden insan, Allah’ın izni ve inayetiyle, tamir adına umduğu şeyleri elde etme adına mahrumiyet yaşamayacaktır. Bu açıdan gelin hepimiz Allah’tan biraz ızdırap dilenelim. Milleti düşünme ızdırabı.. boyunduruğu yere konmuş İslâm âlemini düşünme ızdırabı.. “Allah’ım içimize kıvılcımlar gibi ızdırap at!” diye yalvaralım. Otururken, kalkarken, yatarken, yürürken vs. hep insanlığın problemlerini düşünelim ve bunlar için çözümler arayalım.