İçeriğe geç

Cinler, hâlis yani dumansız ve korsuz ateşten yaratılmışlardır.10Cinlerin mahiyeti ve yapısı mevzuunda Kur’ân’ın verdiği malumat bu kadardır. Yalnız, bir başka yerde “(Vücudun gözeneklerine) nüfûz eden kavurucu ateş”11tabiri de kullanılır. Şu kadar var ki, mahiyet ve keyfiyetleri bizim için yine meçhuldür. Teleskop ve mikroskop, bize henüz böyle bir âlemden ve bu âlemin mahiyetinden bir şey bahsetmiyor. Cin, örtülü ve perdeli demektir.12 Mahiyetleri konusunda “Ateşten bir şuâ, pırıl pırıl yanan, etrafa kıvılcımlar saçan bir ateş.. kor ya da kömür gibi” ifadeleri, onları anlatmaya yeterli midir bilemiyorum. Nasıl insanın morfolojik mahiyeti protein çorbası hâlinde yeryüzünden toplanmışsa, cinler de ateşin özünden alınmış oldukları için ateşin hususiyetini taşırlar. Bu, hava-ateş veya hava ile ateşin alaşımı alaz gibi bir madde midir, yoksa radyasyon mudur, partikül müdür veya güneşin ziyası mıdır bilemiyoruz. Belki de bunların enmuzeci, karışımı bilmediğimiz bir maddedir. Belki de atomun partikülleri, dalgaları veya atomaltı âlemden meydana gelen bir iyon halitası; bir esîrî vücud veya anti-madde varlıklardır. Titreşim süratlerinin saniyede 300.000 km.den fazla olması, görünmelerine ve aletle tespit edilmelerine mâni olduğundan, onları kimse görmemektedir. Görünen maddî varlıkları meydana getiren temel yapı ‘kuant’ denilen enerji zerreleridir; fakat bunlar, 5000 santigrat derecede çözülür ve müstakil atomlara dönüşürler. Hâlbuki, kâinatta binler, milyonlar santigrat derecede gök cisimleri vardır. Demek oluyor ki, oralarda yüksek ısıya dayanıklı enerji gibi varlıklar mevcuttur; bir farkla ki, bunlar şuurlu ve iradelidirler.

148