İçeriğe geç

istikameti koruyamayacak duruma gelebilirler. Sürekli Allah’la münasebetlerini güçlendirme gayretinde olmayan ve devamlı O’na doğru hareket etmeyenler, fâni şeylerin cazibesine kapılır gidebilirler.Günümüzde birtakım insanların dökülüp yolda kalmalarının en büyük sebebi, Rab’leriyle münasebet konusundaki zaaflarıdır. Nasıl ki âtıl ve hareketsiz kalan cisimler ya çürüyor ya da sağa sola savruluyor, Allah’a yakınlaşma gayreti içinde bulunmayan kişiler de ya çürür ya da savrulur giderler. İstikameti koruyamadıkları için bir gün doğru yerde olsalar diğer gün yanlış kapılarda görünürler. Bugün ağızlarından bazı sözler dökülür, öbür gün bununla çelişen başka şeyler söylerler. İmanlarını ve marifetlerini güçlendirme konusunda kendilerini durağanlığa salanlar kendi çizgilerini koruyamazlar; başkalarının çizgisine girer, onların akıntısına kapılırlar. Bu tür gelgitler yaşamak istemiyor, sırat-ı müstakim üzere yolunuza devam etmek istiyorsanız Allah’la irtibatınızı güçlendirme konusunda aktif olmak zorundasınız.

Allah’a Yakınlık ve Tevazu İlişkisi

Allah’a kulluk yolunda mesafe kateden kişi, bunu yeterli görmemeli; kendini ve amelini beğenme anlamına gelen ‘ucb’ tehlikesinden Allah’a sığınmalıdır. Mümin, Allah’a yaklaştığı, O’nunla irtibatını güçlendirdiği ölçüde mütevazı olur, mütevazı olduğu ölçüde de Allah katındaki kıymeti artar. Kişinin imanı, marifeti ve muhabbeti arttıkça aşk u şevki de artar. Bu kişi kıyamla, rükûyla, secdeyle, duayla Allah’a kulluğunu ortaya koyar. Fakat ibadet ü taat adına ne yaparsa yapsın kulluğun hakkını veremeyeceğini bilir ve “Sana hakkıyla ibadet edemedik, Seni hakkıyla bilemedik, Sana hakkıyla şükredemedik…” mülahazalarıyla oturur kalkar. Günde beş defa huzur-u ilahide kemerbeste-i ubudiyet içinde kulluğunu ortaya koysa, O’na karşı tekrimatını, tebcilatını, tazimatını (saygı, yüceltme ve hür-

246