tahriplere sebebiyet vermiştir. Bazen münasebetsiz bir söz, tavır, hatta sesi yükseltme, yersiz el ayak hareketleri veya yüz ekşitme gibi davranışlar öyle kin ve nefrete yol açmıştır ki daha sonra bunların telafisi mümkün olmamıştır. Önde görünenlerin bu tür hataları arkadan gelenler tarafından aynen algılanıp taklit edilse bile çok ciddi tahribata yol açar. Kaldı ki bu tür yanlışlıklar hiçbir zaman aynıyla intikal etmez. İnsanlar kendi tabiatlarına ve algılama reseptörlerine göre bu yanlışlıkları tevil ve tefsire tâbi tutar ve bunlar katlanarak tabana yayılır. Bu sebepledir ki idareci konumunda yer alan ve önde bulunan kişiler tavır ve davranışlarında her zaman çok hassas ve dikkatli olmak zorundadır.Geçmişin muhasebesini yapıp sergüzeşt-i hayatımı gözümün önünden geçirdiğimde bu açıdan tashihe tâbi tutulacak o kadar çok ukdelerle karşılaşıyorum ki her biri için “Keşke böyle değil de şöyle olsaydı!” deme lüzumu hissediyorum. Fakat olmuş bitmiş hadiseler hakkında bu türlü mütalaalarda bulunmanın durumu değiştirme adına hiçbir yararının olmadığının da farkındayım.Esasen insan, iş olup bittikten sonra fayda getirmeyecek bir kısım mülahazalara girmemek için tavırlarını, davranışlarını, sözlerini, hareketlerini düzeltmeye lüzum olmayacak şekilde ayarlamalı ve buna göre bir hayat yaşamalıdır. Bunun için bilhassa idareci konumunda bulunan insanlar her meselede mutlaka başkalarıyla istişare etmelidir. Evet, onlar her meselede danışma heyetleri oluşturmalı ve bu heyetlerle meşverette bulunmadan herhangi bir mevzuda karar vermemelidir. Her ne kadar elimizde temel kültür kaynakları ve bize miras kalan değerler olsa da bunların günümüze göre yorumlanması da yine ortak akla müracaat etmeyi gerektir.Ayrıca bilinmesi gerekir ki gaye-i hayali başkalarına hak ve hakikati duyurma olan bir mefkûre, umumun hukukunu ilgilendirir. Dolayısıyla bu konuda işlenecek herhangi bir kusur, umumun hukukuna tecavüz sayılır. İslam fıkhı açısından, amme (toplum) hakkı aynı zamanda Allah hakkı olduğundan, yapılan yanlışla Allah hakkına da tecavüz edilmiş olur. Hatta