6. Hendek Vak’ası öncesinde, Medine’nin etrafında hendek kazarken, kendileri de bizzat ashabı arasına girmiş, kazma, kürek, manivela kullanmış ve bu esnada onlara Hire’nin fethedileceğini, Kisra’nın sütunlarının yıkılacağını ve Şam’ın Müslümanların eline geçeceğini müjdelemişti.6
Şimdi bunca delilden sonra O’nun peygamberliğinin Araplara mahsus ve kendi devrine has olduğunu iddia edebilir miyiz? Yoksa, Hire’yi, Kisra’yı, Şam’ı Arap Yarımadası içinde mütalâa ederek Hirelilere, İranlılara, Şamlılara Arap mı diyeceğiz?..
Kaldı ki O’nun vazifesinin umumî ve davasının âlemşümul olduğuna dair pek çok âyet ve hadis zikretmek de mümkündür.
Şimdi numune olarak birkaçına işaret edelim:
1. Bir hadis-i şeriflerinde “Her peygamber, kendi cemaatine peygamber olarak gönderilmiştir. Ben bütün insanlığa gönderildim.”7 -diğer bir rivayette: “Siyaha-beyaza”8 şeklindedir-, Taberî’nin bunu teyiden naklettiği hadiste ise “Ben herkese, hem bir rahmet, hem de peygamber olarak gönderildim. Benim vazifemi yerine getirip tamamlayın. Allah’ın rahmeti üzerinize olsun.”9 buyurmaktadır.
2. Peygamberimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), Kisra’nın elçisi geldiğinde ona “Gelecekte dinim ve dinimin hâkimiyeti, Kisra’nın tahtına ulaşacaktır.”10 diyerek, vazifesinin İran’ı, Turan’ı içine alacak şekilde bütün cihanı aydınlatmak olduğunu ihtar etmektedir.
3. Anadolu ve İstanbul, Müslümanların eline geçmeden asırlarca önce bir gün fatih orduların gidip Avrupa kapılarına dayanacağını haber vermiş, feth-i mübîni teşvik etmiş, fatih asker ve fatih kumandanı alkışlayarak “Mutlaka Konstantıniyye fethedilecektir. Fetheden kumandan ne kumandan! Onun askerleri ne asker!”11 demiş, ashabına dünyanın dört bir yanını göstermiştir.
Kur’ân’ın bu mevzudaki ifadeleri ise, herhangi bir tevile, tefsire tâbi tutulmayacak kadar açık-seçiktir. Meselâ,
Dipnotlar
- 6 Bkz.: Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 4/303; İbn Kesîr, el-Bidâye ve’n-nihâye 4/116.
- 7 Buhârî, teyemmüm 1; salât 56; Müslim, mesâcid 3.
- 8 el-Hâkim, el-Müstedrek 2/460; et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr 11/61; İbnü’l-Mübarek, ez-Zühd 1/377.
- 9 et-Taberî, Tarihu’l-ümem ve’l-mülûk 2/128.
- 10 Bkz.: İbn Kesîr, el-Bidâye ve’n-nihâye 4/116; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 4/303.
- 11 Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 4/335; et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr 2/38.