Tabirlerde tasarrufla, meseleyi takdimde farklı sözler söylemiş olabilirim; ama, meselenin hakikati aynen Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) ifade buyurdukları gibidir. Demek ki, amel de temessül ediyor. Hatta denebilir ki Cennet’te çeşit çeşit nimetlerin inkişafı, mü’minin ameline bağlıdır. Binaenaleyh, Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat’in görüşüne göre, Cennet mevcuttur.8 Cennet’i inkâr etmek Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat daire-i kudsiyesinden dışarıya çıkmak demektir. Ancak, Cennet’in, bir çekirdeğin bir ağaç hâline gelmesi gibi, gelişip inkişaf etmesi, mü’minlerin amellerine bağlıdır. Ameller devam ettikçe de o, inkişaf edecektir. O hâlde denebilir ki, her bir mü’minin Cennet’i, henüz kendisi hakkında tam inkişaf etmemiş, bir kısım dalı budağı henüz tamamlanmamış.. mü’min, namazıyla, orucuyla, haccıyla, zekâtıyla, Müslümanlıkta sadakatiyle o Cennet’e yeni yeni buudlar, renkler kazandıracak, revnaktarlığını artıracak, nihayet, haşr u neşr olup ahirete gittiği zaman onu tam inkişaf etmiş olarak bulacaktır. Bunun gibi, insanın amelleri de Cennetlerde temessül edecek ve mü’min onlardan istifade edecektir. Bu hususu ifade için, ehlullahtan bir zat: “Burada bir Sübhanallah der, orada bir meyve-i Cennet yersin.”9 buyurur. Evet, burada bir Elhamdülillah der, orada Allah’ın nimetlerinden istifade edersin. Binaenaleyh her amel, orada değişik şekilde insanın istifadesine takdim edilecektir ki, biz bunların hepsine “temessül” diyoruz.
Bazı Müslümanların devamlı olarak okudukları evrâd da böyle temessül edebilir. Veya o evrâd, bir melek tarafından Cenâb-ı Hakk’a takdim edilirken, o melek ona nezaret eder. Sanki o melek, okunan evrâdı temsil ediyor gibi olur. Hazreti Muhyiddin gibi kimselerin gözüne görünen de işte odur. Sahabe-i kiram ve daha başkalarına da, Kur’ân-ı Kerim okudukları zaman böyle sekîne inmiş ve onlara görünmüştü…
Dipnotlar
- 8 Cennet’le alâkalı âyetler için Bkz.: Âl-i İmrân sûresi, 3/133; Kehf sûresi, 18/21; Yâsîn sûresi, 36/56; Sâffât sûresi, 37/47; İnsân sûresi, 76/13; Muhammed sûresi, 47/15; Vâkı’a sûresi, 56/28-29; Nebe’ sûresi, 78/32; Mutaffifîn sûresi, 83/25. Ayrıca hadisler için bkz.: Buhârî, tefsir 32; Müslim, cennet 1; Tirmizî, tefsir 32.
- 9 Nursî, Bediüzzaman Said, Sözler s.899 (Otuz İkinci Söz, Üçüncü Mevkıf, İkinci Mebhas, Birinci İşaret).