İçeriğe geç

Bu ifade üzerinde biraz duralım. Demek ki, Cenâb-ı Hak evvelâ Hazreti Havva’yı, zat-ı Âdem’den değil de mahiyet-i Âdem’den yarattı. Çok dakik bir husustur bu… Nefs-i Âdem, mahiyet-i Âdem’den başkadır. Meselâ, bir insanın, “Zatı budur, boyu şu kadar, kilosu bu kadar, edası şöyledir.” denilir. Bir de onun mahiyeti, iç ve dış âlemi, düşünceleri, Allah’a yakınlık ve uzaklığı vardır. Eğer bir insan esas benliği ile ele alınacaksa, ikinci şıkkı, yani mahiyetiyle ele alınacaktır. Aslında öbür yanı sırf bir iskelettir. Şimdi bu mânâdaki bir insan, benliği ve nefsi itibarıyla başka, cesedi itibarıyla başkadır. Kur’ân-ı Kerim, Hazreti Havva’nın hilkatini ele alırken “minhâ” sözüyle “o nefisten” diyor, Âdem’den değil.

156