ve
لَوْ اَنْزَلْناَ هٰذَا الْقُرْاٰنَ عَلٰى جَبَلٍ لَرَاَيْتَهُ خَاشِعًا مُتَصَدِّعًا مِنْ خَشْيَةِ اللهِ وَتِلْكَ اْلاَمْثَالُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ 1
ve
فَمَالَهُمْ عَنِ التَّذْكِرَةِ مُعْرِضِينَ كَاَنَّهُمْ حُمُرٌ مُسْتَنْفِرَةٌ فَرَّتْ مِنْ قَسْوَرَةٍ 2
ve
مَثَلُ الَّذِينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ فِى سَبِيلِ اللهِ كَمَثَلِ حَبَّةٍ اَنْبَتَتْ سَبْعَ سَنَابِلَ فِى كُلِّ سُنْبُلَةٍ مِائَةُ حَبَّةٍ 3
ve
كَمَثَلِ جَنَّةٍ بِرَبْوَةٍ اَصَابَهَا وَابِلٌ... 4
Sâniyen: Amel-i sâlihin ezâ ve riya ile boşa gittiğine dair misâller:
أَيَوَدُّ أَحَدُكُمْ اَنْ تَكُونَ لَهُ جَنَّةٌ مِنْ نَخِيلٍ وَاَعْنَابٍ تَجْرِى مِنْ تَحْتِهَا اْلاَنْهَارُ لَهُ فِيهَا مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ وَاَصَابَهُ الْكِبَرُ وَلَهُ ذُرِّيَّةٌ ضُعَفَۤاۤءَ فَاَصَابَهَاۤ اِعْصَارٌ فِيهِ نَارٌ فَاحْتَرَقَتْ 5
ve
مَثَلُ الَّذِينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ اَعْمَالُهُمْ كَرَمَادٍ اشْتَدَّتْ بِهِ الرِّيحُ فِى يَوْمٍ عَاصِفٍ لاٰيَقْدِرُونَ مِمَّا كَسَبُوا عَلٰى شَىْءٍ ذٰلِكَ هُوَ الضَّلاَلُ الْبَعِيدُ 6
Dipnotlar
- "Eğer Biz bu Kur'ân'ı bir dağa indirseydik, onun Allah korkusundan baş eğerek parça parça olduğunu görürdün. Düşünsünler diye, insanlara Biz böyle misâller veriyoruz." Haşir Sûresi, 59:21.
- "Onlara ne oluyor ki, arslandan kaçan ürkmüş yaban eşekleri gibi öğütten yüz çevirip duruyorlar? İstiyorlar ki, her birine gökten ayrı sayfalar insin." Müddessir Sûresi, 74:49, 50, 51.
- "Mallarını Allah yolunda harcayanların misâli bir daneye benzer ki, ondan yedi başak sünbüllenir; her bir başakta da yüz dane bulunur." Bakara Sûresi, 2:261.
- "(Allah'ın rızasını isteyerek ve amellerinin karşılığını Allah'ın vereceğini gönülden tasdik ederek mallarını bağışlayanların misâli ise,) yüksek bir tepe üzerine kurulu güzel bir bahçeye benzer ki, ona bolca yağmur düşer de, meyvelerini iki kat verir. Hattâ çok yağmur düşmese de, az bir nem bile ona yeter, mahsulünü yine verir." Bakara Sûresi, 2:265.
- "Sizden biriniz ister mi ki, onun hurma ve üzüm ağaçlarıyla dolu, altından ırmaklar akan bir bahçesi bulunsun, o bahçede her çeşitten meyveler olsun da, sonra, evlâtları da âciz ve zayıf oldukları halde o kimsenin kendisine ihtiyarlık çöksün, o bahçeye de içinde ateş bulunan bir kasırga isabet etsin ve onu bir anda yakıp kül ediversin? (İşte, Allah rızâsını maksat yapmak yerine insanlara gösteriş olsun diye yapılan ve başa kakıp eziyet vermekle boşa çıkan iyiliklerin âkıbeti de bunun gibidir.)" Bakara Sûresi, 2:266.
- "Rablerini inkâr edenlerin işledikleri, fırtınalı bir günde rüzgârın şiddetle savurduğu küle benzer. Kazandıklarından hiçbir fayda göremezler. İşte bu, haktan pek uzak bir sapıklığın tâ kendisidir." İbrahim Sûresi, 14:18.