بِيَمِينِهِ سُبْحَانَهُ وَتَعاَلٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ 1
Diğerlerini buna kıyas et.
5. İtizar makamına dair misâl: Bu kısımla ilgili ehl-i bâtılı ilzam etmek için onların özürlerine dair hikâyeler vardır. Meselâ:
وَقَالُوا قُلُوبُنَا فِۤى اَكِنَّةٍ مِمَّا تَدْعُونَا اِلَيْهِ وَفِۤى اٰذَانِنَا وَقْرٌ وَمِنْ بَيْنِنَا وَبَيْنَكَ حِجَابٌ 2
Diğer âyetleri buna kıyas et.
Bu kısım hakkında şu şiiri de misâl olarak verebiliriz:
لاَتَحْسَبُوا اَنَّ رَقْصِى بَيْنَكُمْ طَرَبٌ فَالطَّيْرُ يَرْقُصُ مَذْبُوحًا مِنَ اْلاَلَمِ 3
6. Vaaz ve nasihat hakkında temsilin misâlleri:
Evvelâ: Kur'ân-ı Kerim dünya nimetlerini bazı âyetlerde şöyle tavsif eder:
كَمَثَلِ غَيْثٍ اَعْجَبَ الْكُفَّارَ نَبَاتُهُ ثُمَّ يَهِيجُ فَتَرٰيهُ مُصْفَرًّا ثُمَّ يَكُونُ حُطَامًا 4
ve
اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللهَ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَاۤءِ مَاۤءً فَسَلَكَهُ يَنَابِيعَ فِى اْلاَرْضِ ثُمَّ يُخْرِجُ بِهِ زَرْعًا مُخْتَلِفًا اَلْوَانُهُ 5
ve
اِنَّا عَرَضْنَا اْلاَمَانَةَ عَلَى السَّمٰوَاتِ وَاْلاَرْضِ وَالْجِبَالِ فَاَبَيْنَ اَنْ يَحْمِلْنَهَا وَاَشْفَقْنَ مِنْهَا وَحَمَلَهَا اْلاِنْسَانُ اِنَّهُ كَانَ ظَلُومًا جَهُولاً 6
Dipnotlar
- "Onlar Allah'ın kudret ve azametini hakkıyla bilemediler. Halbuki kıyâmet gününde yeryüzü bütünüyle Onun tasarrufundadır; gökler de Onun kudretiyle dürülmüştür. O, bütün noksanlardan münezzeh ve onların ortak koştukları şeylerden yücedir." Zümer Sûresi, 39:67.
- "Dediler ki: 'Bizi çağırdığın şeye karşı kalblerimiz örtülüdür; kulaklarımızda bir ağırlık, seninle bizim aramızda da bir perde vardır.'" Fussılet Sûresi, 41:5.
- "Aranızda raks edip oynamamı, bir coşku ve sevinç saymayın. Zirâ misâlim başı kesilmiş kuşa benzer ki acıdan rakseder."
- "O (dünya hayatı) bir yağmura benzer ki, bitirdiği ekin çiftçilerin hoşuna gider; sonra kuruyuverir de, onu sararmış görürsün; derken saman olup çıkar." Hadîd Sûresi, 57:20.
- "Görmedin mi ki, Allah gökten bir su indirir, onu yeryüzü kaynaklarına ulaştırır; sonra onunla rengârenk çeşit çeşit ekinler çıkarır." Zümer Sûresi, 39:21.
- "Biz emâneti (benlik duygusu ve akıl gibi şeyleri) göklere, yere ve dağlara teklif ettik; hepsi de onu yüklenmekten kaçındılar ve ondan korktular. İnsan ise onu yüklendi. Gerçekten insan çok zâlim, çok câhildir." Ahzâb Sûresi, 33:72.