Gönder

Ramazan Hatıraları

İsim:Aibek

Konum:USA

13 yaslarindaydim yaklasik. Köyün bir sokaginda komsu amcalar abiler trinka diye kumar oynuyorlardi. Biz de 3-5 cocuk izliyorduk. Birden kumar oynayan abilerden birisi kartlari birakti ve ‘eyvah, yarin Ramazan basliyor, hadi birakalim, eve gidip hazirlik yapalim’ diye ayaga kalkti. Köyün imaminin kucuk kardesiydi, bana da uzaktan dayi oluyor. Yolda giderken Ramazanin ne oldugunu sordum. Vaktinin olmadigini ve onun icin cok kisa anlatacagini belirtti. Aklimda kalan 4 sey olmustu: gece karanlikta agiz kapatacaksin, gun boyu hic bir sey yemeyecek icmeyeceksin, hava kararinca iftar yapacaksin, abdest alacaksin (sokagin ortasinda abdest anlatti). O yillar tuttugum oruc cok farkli olmus. Teheccud vakti sahur yapip yatsi vaktinde neredeyse iftar yapmisim. Cunku hava ancak o zaman karariyordu. Ailemde herkes benimle kalkip yemek hazirliyor, benimle birlikte iftar yapiyordu. Ancak gunduz niyetli degildi genelde. Uc bin kisilik koyde yasli bir nine, koyun yoneticilerinden bir amca ve ben cocuk olarak uc kisi tutuyorduk. Her gun degisik evler iftara cagiriyor, okulda cok saygi goruyordum hocalar ve ogrenciler tarafindan. O Ramazani hic unutamam.

Ramazandı ilk oruçlarımdan birini tutuyordum daha çok küçüktüm iftar vakti yaklaşınca acıkmaya başlıyordum bizim bir sepet dolusu ceviz vardı ben onlardan birini kırdım azıma attım annem sonra dedi eğer o cevizi yersen 61 gün oruc tutar sın bende hemen azımdan çıkarmıştım.Ne güzel günlerdi!!!!

İsim:Nejla

Alman arkadaşlarım bir gün benle birlikte oruç tutmuşlardı, iftari beraber yaptık :)

İsim:Adigüzel

Konum:STUTTGART

Uzun süren aradan sonra gecen yil esim ve cocuklarimla beraber bir arada olup Ramazanlasmak çok bir bir aniydi.Rabbim Tüm kardeşlerimizi sevdikleriyle beraber eylesin bu mübarek günlerin yüzü suyu hürmetine...SEVGILER

İsim:L. V

Konum:Kosovo

Urime muaji i shenjte i Ramazanit. Allahu ju dhashte te mira e bereqet ne kete muaj. Mübarek Ramazan ayını tebrik ederiz. Allah bu ayda size bereket versin.

İsim:Ahmet Kerem

Konum:Almanya

Cezaevi sonrası pazarcılık yaparken, gönüldaşlarımızla birlikte pazar tezgahının üstünde Maklube ile iftar yapmıştık. Ne hoş bir iftar olmuştu.

Konum:Almanya

2016'nin Ramazan ayıydı. Bizimle kalan bir avuç öğrenciyle fedakar mütevelli ablalarımıza iftara gidiyorduk. Öğrencilerin davet edildiği yere ezanla beraber gitmeleri artık bilinen bir durumdu. Bir akşam yine iftar için gittiğimiz ablamızda iftar yemeğini yedikten sonra çayımızı içerken kendi eserlerimizden birşeyler okuyorduk. Telefonum çaldı ve arayan öğrenci mesülü ablamız nerede olduğumuzu sordu. İftarda olduğumuzu söyleyince şaşırdı. İftara gideceğimiz ablanın bizi beklediğini söyledi. Meğer isim benzerliğinden yanlış ablaya gitmişiz. Bunu arayıp söylemeseler biz hiç tahmin bile edemezdik. Çünkü o mübarek ablam, bize hiç, beklenmeyen bir misafir olduğumuzu hissettirmedi. O anda hazır olan çorbayı bize ikram edip mutfakta hızlıca yemek koymuştu. Şu anda her neredeyse Allah selamet versin, Rabbim ondan razı olsun.

İsim:Mehmet

Konum:Almanya

Mersin, sene 1997, mübarek Ramazan ayı, üniversite hazırlık kursuna gidiyoruz. O sene Ramazan'da rehber hocamız ile birlikte her akşam bizim rehberlik grubundan bir arkadaşın evinde iftar yapiyoruz. O zamanlar arabası olan bir abi yada hoca hatırlamıyorum. Dersaneden çıkıp otobüse biniyoruz hep birlikte gideceğimiz eve doğru yol alıyoruz. Yine böyle bir gün hep beraber otobüse bindik, en arka sıraya dizildik. Rehberlik hocamız, Yahya Hocam, tam benim sağıma oturdu. Bir kaç dakika sonra hocam yorgunluktan başını omzuma koyup uykuya daldı. Yalnız şoför her frene bastığında kafasi omuzundan düşüyor. Baktım böyle olmuyor. Otobüs her fren yaptiginda ben de öne doğru hareket etmeye başladım, böylece gideceğimiz yere kadar hocamız bir nebze de olsa dinlenmiş oldu. Sonra hep birlikte, o manevi ortamın lezzetini kelimelerle anlatmanın mümkün olmadığı iftarımızı yaptik, oradan teravihe. Üzerinden 28 yıl geçmiş dün gibi aklimda. Hey gidi günler demeden edemiyorum.Rabbimize sonsuz şükürler olsun. O'nun izni ve inayetiyle, fedakar abilerimiz, ablalarımız vesilesiyle Hizmet kervani durmadı, durmayacak inşallah. Rabbimiz bizleri istikametten ayırmasın, imanla kabre girmek nasip eylesin, Efendimizin Havz-ı Kevser'inin başında, peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle buluşmayı nasip eylesin.

İsim:Jalil Orfan Stanikzai

Konum:Afghanistan

Sevgi ve dostluk ayı, romantik ibadetlerin, mistik duaların ve içten bağlılığın ayı herkese kutlu olsun!

İsim:Meryem

Türkiye'de yaşayan bir Japon abla olarak ev anneliği yaptım. Bir gün üniversiteden yabancı öğrenciler gurubunu iftara almıştım. Tanıdığım bir guruptur diye kendim iletişime geçip davet ettim. Gün geldi evime 50 öğrenci bastı😅 Meğer başka öğrenci gurubu gelecekmiş, ben de üstüne başka bir gurup daha çağırmışım! Çok şükür Rabbim bereketlendirdi yemek yetti, telaşlı ama çok güzel bir Ramazan hatırası olmuştu.

İsim:bir papatya misali 🌼

Konum:Hollanda

2022 yılının iftarlari... 🌙 O yıl Filipinlerde ilk defa derneğimizin ön bahçesindeki alanda (garajda) teravihlerden sonra bir kaç arkadaşla ile beraber atistirmaliklar satmaya başlamıştık. Herkesin belli kupon hakkı vardı. Çocuklar haklarını patlamış mısır, bubble tea lerde kullanırken, yetişkin abilerimiz ablalarimizda kahvede kullanırlardi. Serin gecelerdeki teravihlerden, çocukların bahçedeki kosturmalarindan o tatlı namaz sonrası sohbetlere... O ramazanin tadı, hissi, ve hatıraları çok özeldi. Hizmetten sayi olarak az kişi/ aile de olsak yerli Filipinli arkadaşlarımız ile beraber geçirdiğimiz o her geceki olan teravihlerdeki samimiyeti, aitliği hissediyordum elhamdülillah. O yıl, o Ramazanda ilk defa tek basima yurtdisina çıkacaktım. 18 yaşındaydım. Son durak Hollandaydi. Ramazanin son gunleriydi, bayramada 6 gün kalmıştı. Arkadaşlarımı bırakıp, lise yıllarımı geçirdiğim ülkeden ayrılmak bana çok zor gelmişti. Nasil olacakti? Sag saglim varabilecekmiydim? Bunun gibi sorular hep aklimda hic durmadan dönüyordu. Hollandaya geldiğim ilk gün uzun süren işlemlerden sonra havalimanindan beni kapalı kampa aktardilar. O yıl ramazan nisan ayındaydi ve benim Hollanda'daki iftarlarin saat 9 gibi açıldığından pek farkinda degildim sanirsam. 😅 Geç olacaginin hissiyatindaydim ama yinede uçağa bindiğim o gün ısrarla orucumu tutmak istemiştim. Kampa geldiğimde elimde ne bir saat, nede iftar vaktini bilebilecegim bir cihaz. Telefonlar içeride yasakti. Odama goturlmeyi beklerken pencereden gelen ışık ile güneş batimi batmadımi diye kendi kendime tahminlerinde bulunurken hava hala bulutluydu. En son tam emin olabiltikten sonra doktorun odasında iken bir su rica edip, orucu mu açtım. Yukarıya çıkarıldığımda o uzun koridordaki tüm odaların kapilari kapaliydi. Ne bir insan, ne bir ses. Çok yalnız hissetmiştim. Odama beni götüren gardiyan neyseki sıcakkanlı bir abiydi. Müslüman veya faslı olduğundan habersizdim. Bana yanliz olmadigimi ve benim gibi de diger insanlarin oldugunu soyleyince içim az da olsa rahatlamisti. Kendi kendimede acaba nasıl diğer gün oruç tutacağım malum saatlerinide bilmiyorum diye derin derin düşünüyordum. Odama girdikten bir kaç saniye sonra kapıdaki küçük pencereden beni getiren gardiyan bir kağıt birakti ve gülümsedi. Allah Allah acaba neyin kağıdıydiki? Kapıya doğru yaklaştım ve kağıdı elime aldım. O sırada teşekkür mü ettim hiç hatırlayamıyorum. Ama kagita o ayin namaz vakitleri tek tek her vakit başına yazıyordu. O kadar sevinmiştiki, hiç anlatamam. Rabbim o anda yardimima koştuğunu hissettim. Elhamdülillah. Allah razi olsun o amcadan. Rabbim tüm içerideki abilerimiz ablalarimizin ramazanlarini kolaylaştırsin, zor şartlarda oruç tutan Müslüman kardeşlerimizinde yardımcıları olsun... 🌱 hayırlı ramazanlar 🙏

İsim:Garip yolcu

Konum:Danimarka

Burada kampta kalıyoruz şu an ve ikinci Ramazanımızı yaşıyoruz elhamdülillah, birlik, beraberlik ne kadar kıymetli imiş ramazan da, yıllar sonra arkadaşlar ile mukabele okuyup, teravih kılmak çok huzur veriyor elhamdülillah Rabbim' e.Yeniden rahatça ramazan programları izlemek,korkmadanhemde, çoooook güzel.

İsim:Taha ve Nilüfer

Geçen sene Ramazan köşesi yarışması yapmıştık ve biz kazandık😎😎😎

İsim:Fatih Dilbaz

Konum:Almanya

Bursa'da iken, bir iftar daveti üzerine dört arkadaş yola çıkmıştık. Biraz evden geç çıkınca, gitmek üzere olduğumuz yeri karıştırdık konumu. Biz de bari arayıp tekrar konum isteyelim dedik. Aradığımızda, "hocam bize misafirlerimiz geldi!" sözünü duyunca, hem üzüldük hem sevindik. Çünkü geç kaldığımızdan dolayı bir mahcubiyet vardı hepimizde. Ama en azından iftar sahibine karşı mahçup değiliz diyerek kendimizi teselli etmiştik. Tabi bu arada, biraz hüzünlü biraz gülümsemeli yolda ilerlerken, "şimdi iftarsız ne yapacağız?" deyip, yemeği nerde, nasıl yiyelim..düşüncesi ile giderken, solumuzdaki bir apartmanın birinci katından bir ses: "Arkadaşlar gelmiyor musunuz ezan okundu, sizleri bekliyoruz?" sorusunu işitince, hem şaşırdık hem ne bu şimdi derken, gittik hemen o daireye. Neyse, iftarımızı, namazımızı ve sohbetimizi de bitirince, ben dayanamayıp sordum ev sahibine: "Abi, davetiniz ve ilginiz için teşekkür ediyoruz. Fakat biz buraya davetli değildik. Siz böyle seslenince çıkıp geldik dedim ve bir önceki anlattıklarımı söyledim. O da şaşırdı ve: "Bilemiyorum, ben dört kişinin bize iftara geleceğini biliyorum sadece ve kimse gelmeyince ben de balkona çıktım sizleri de görünce bunlar kesin onlardır diyerek çağırdım dedi gülümsemeyle." Neyse, biz de vedalaşıp ayrıldık. İşin aslını öğrenmek için o abiyi tanıyan kişiyi buldum aradım. Durumu anlattım. Meğer oraya dört kişi gidecekmiş gitmemişler, bizi de onlar sanmış. İşin en komik tarafı ise, bizim gideceğimiz yere de meğer o dörtlü gitmiş yanlışlıkla:) Olaylar sarmalında bizi mutlu eden herkesin olması gerektiği yerde olmasa da, misafirliğe bir şekilde gitmiş olmamızdı. (Yıl:2009 diye hatırlıyorum) Bu yıl da Ramazanlaşan ve geleceğe umutla bakanlar olmamız dileğiyle..

İsim:Ramazan

Konum:ABD

2021 yılı Ramazan Ayında Gaziantep H Tipi Cezaevinden Manisa T Tipi Cezaevine nakil olarak giderken Eskişehir’de iftar vakti girmişti.Bozüyük e kadar gittik.Kendi paramızla köfte aldırdık.İçmek için ne alırsınız dedi asker.Ayran dedik.Ayran yokmuş.Kola alayım mı? dedi.Biz içmeyeceğimizi söyleyince araç komutanı günah değil,günahsa ben üstlenirim için deyince bizde genelde içmediğimizi sağlığımıza zararlı olduğunu söyledik.Şalgam aldık.Öyle güzel geldiki bir anda bitti köfte ve ekmek.Özlemişiz.Özgürlüğünden cebren alıkonulup 57 ay sonra kendi topraklarımda hür iken yemediğim köfteyi mahpus iken yemek çok farklı geldi. Tez zamanda tüm Yusufl’arada hürriyet nasib eyle Allah’ım

O yıl hatimle teravih kıldırmamı teklif etmişlerdi. Bu meleklerin imrendiği topluluğa hatimle namaz kıldırma teklifini layık olmasam da reddedemezdim. Teravih namazı saati iftardan 3 saat sonraya konulmuştu. Teravih namazını öyle bir yerde kılıyorduk ki: Hasan Basri (rahimehullah) ile adı özdeşleşen bu mekan o yöredeki öğretmenlerin maaşlarıyla yaptırdıkları, 7 katlı, onbinlerce gönlün atmosferinden istifade ettiği, Efendimiz'in (s.a.s.) 100'den fazla rüya ve yakaza halinde görüldüğü, 2022'de kepçelerle çatıdaki yıldızlı salondan en alt kata kadar ve yanındaki Camiyle beraber yıkılan bir gül bahçesiydi adeta. Ali Açıl abim her zamanki tatlı ve güleç yüzüyle her gün bu kurumunuza gelir safını tutardı. Melek misal güzel insanlarla teravihini kılardı. Sonradan öğrendim ki Ali Açıl abi buraya ikinci teravihi kılmak için geliyormuş. -Misafirlerle dolup taşan, Elif ablamla mide ve ruhları okşayan her akşamki iftarlar hariç- Ali abim ilk teravihini komşuları, ruhunun ilham esintilerini paylaştığı, dualarıyla rehberlik ettiği insanlarla kılıp ardından bizimle teravihe geliyormuş. Benim o zamana kadar hiç duymadığım bir tabloydu bu. Gözümü yaşartan bir teravih tablosuydu. Tabi Ali abi bu boş bırakır mı teravihten çıkınca da hemen bir tostçuya götürür ince bir dokunuşla kalbimizi fethederdi.. Rabbim nice Ali Açıl abi ufuklu yiğidlerle ve Elif abla sineli yiğidelerle insanlığa özlenecek Ramazanlar yaşatsın.

Konum:Almanya

2023 senesinde Yaz kampımız Ramazan ayına denk gelmişti. Ramazanı doyasıya yaşadığımız dolu dolu 4-5 gün geçirdik. Gün boyu namazlar, tesbihatlar, Kuranlar, sohbetler... Akşam hep beraber iftarımızı yapardık. İftardan sonra akşam namazı, ardından tesbihat, akşam duaları derken yatsı giriyordu. Ablalar da hazır topluyken yatsıyı da kılalım, peşine teravih kılalım bir de tesbihat yapalım derken 1,5 saate yakın namaz kılardık. Yatsıdan sonra çay saatleri, tatlılar, abur cuburlar, ilahiler... Sahura kadar yatmaz hep beraber vakit geçirirdik. Çok eğlenceli, aynı zamanda ibadetlerle dolu, ramazanı doyasıya yaşadığımız çok güzel bir seneydi.

İsim:Murat Ailesi

Konum:Sokak Iftari

Dun coook güzel bir iftar programımız oldu. Bence tüm arkadaşlarımız deneyebilir. Öncesinde küçük bir ilan, yakın olan yaklaşık 15-20 komşuya dağıttık, elden ve kapılarına gittik. İnceden tanıştıklarımızda da artı mesaj attık. Sağ olsun 8 aile hep beraber, bizim garajın önünde iftarla dik, beraber Ramazan videosu (8 dakikalık) işledik, full ezanla biten. Elh siz bir adım yürüyünce, mevlam onları yürütuyor/costuruyor/costuruyor… Binler şükür…. Memphis / TN STATE /USA 2025

İsim:Hizmet Şakirdi

Konum:Brezilya

İftarda yapılıp yenilen maklubeler , akşam namazları sonrası yapılan tesbihatlar ve Hoca Efendi sohbetleri. O zor günlerin geride kalıp bu kadar rahat sohbetleri dinleyebiliyor olmamıza şükürler olsun.

2007 yılında İstanbul'da üniversitede okurken ramazan ayında iftar vakitleri ders bitimine yakın saatlerde olduğundan iftarlara yetişebilmek icin hızlıca trene binip yolculuk yapmamız gerekiyordu. Yanımda bir arkadaşımla eve gitmek için yine trene binmiştik. Normal şartlarda iftara yetişecektik, ama tren evimize gelmeden 2 istasyon öncesinde arızalandı. Bizler de o istasyonda inip iftarımızı indiğimiz yerde açmaya karar verdik. Arkadasimla Ramazan ayı ve oruç ile alakalı konuştuğumuzu duyan genç bir hanımefendi bize yaklaştı ve oruçlu olup olmadığımızı sordu. Bizlerde oruçluyuz deyince bize iftar ikram etmek istediğini söyledi. Arkadaşımla birbirimize bakındık. Teklifini nazikçe geri çevirmek istesek de hanımefendi oldukça ısrarlıydı. Bu hanımefendi modern giyimli genç bir kadındı. Bizde utana sıkıla teklifini kabul ettik. Hanımefendi kendisi rahatsızlığından dolayı ve iş yoğunluğundan dolayı oruç tutamadığını bize iftar ikram etmesinin kendisi için cok mutluluk verici birşey olduğunu söyledi. Rabbimize hamdolsun ki bizleri bozulan trenden indirdi ve Allah rızası için insanlara iftar yaptırmak isteyen bir hanımefendiye misafir eyledi.

Çerkez göçmeni bir talebemiz vardı. İlkokul 7. Sınıf. Ailesi bizi iftara davet etmişti. 3-4 kişi olarak yola çıkıp otobüse binmiştik. O talebe arkadaşımız yolculuk sırasında karın ağrısı çekmişti. Ali abimiz, “bu işte bir problem var..hastaneye götürelim.” diye otobüsten inip taksi tutup götürmüştü talebeyi hastaneye. Biz geride kalanlar ise iftara gitmiştik..yemek sırasında haber geldi..talebinin apandisit ameliyatı olması gerektiği..daha geç kalınsa hayati tehlikesi olabileceği söylendi…eğer önemsemeyip hastaneye götürmese belki o talebe hayatını kaybedecekti…selam olsun fedakar ruhlara!

İsim:Sayed Mumtaz Nezami

Konum:Afghanistan

Ramazan denince aklıma önce geçen yılın teravih namazları gelir, ardından Kur’an hatimleri, dualarla aydınlanan mübarek geceler ve sevdiklerimle paylaştığım manevi anlar canlanır. Ancak bu yıl, ne yazık ki, o değerli insan aramızda değil. Yokluğu, yüreğimizde derin bir boşluk bırakırken, hatıraları dualarımızda yaşamaya devam ediyor.

İsim:Sayed Mumtaz Nezami

Konum:Afghanistan

Ramazan’ın huzur dolu bir gecesiydi. Mektebin bahçesinde, sınıf arkadaşlarımızla sahur yapmak için toplanmıştık. Sessizliği tatlı bir sohbet ve heyecanlı fısıltılar bozuyordu. Derken, Türk hocalardan biri yanımıza yaklaşıp, yüreğindeki cömertlikle bir kutu hurma uzattı. Gözlerimizde bir sevinç, yüzümüzde bir tebessüm belirdi. O an, hurmalar sadece açlığımızı değil, ruhumuzu da doyuruyordu. Zaman aktı, günler birbirini kovaladı. Derken, bir haber geldi: Rehber hocamız değişmişti. Artık yol gösterenimiz, o gece bize içtenlikle ikramda bulunan hocamızdı. O, henüz rehberimiz olmadan önce bile nezaketi, merhameti ve güzel ahlakıyla kalplerimizi fethetmişti. Şimdi ise sadece derslerimize değil, hayatımıza da ışık tutacaktı. Allah razı olsun Belil hocam ❤️

İsim:Beyazit

Konum:İstanbul

Yıl 2020 Ramazan ayı, Doğal kahvaltı gıda işiyle meşguldüm ve çok kısa süre içinde sosyal medya üzerinden satış yapmaya başladık, binlerce müşterimiz oldu. Bir müşterimiz yaklaşık 10 ürünün fiyatını sorarak 1 ürün sipariş veriyordu. 2.kez aynı durum olunca bu sefer evine kendim teslim etmek istedim. Yaklaşık 15 yaşında bir kız çocuğu kapıyı açtı anne baban yok mu diye sorduğumda Annem ve kardeşlerim şehir dışında deyince, acaba mı dedim eşi cezaevinde olabilir mi? Sonrasında ablayı arayarak ürünü bıraktık bilgisini verince kendisi anlatıverdi neden şehir dışında olduğunu. Eşimle 63 ürünü paketleyip kutunun içine zarf ta bırakıp Ablamızın evine gittik bir kız çocuğu ve ikiz erkek çocukları vardı paketleri çocuklar aldı mutfaklara götürüp o sevinçlerini ağlayışlarını hiç unutamıyorum “Anne bunlar bizim mi?!”deyişleri var ki bizde dayanamayıp hıçkırıklara bıraktık kendimizi. Sonrasında ne mi oldu Aile dostu olarak her ay ziyaretlerine gittik …

İsim:Tûbâ lil-Gurabâ

Konum:Avrupa

Geçen sene 11 yaşımda iken ilk tam orucumu tutmuştum ve çok garip hissetmiştim. Allah'ın (c.c.) benden bunu zorla değil gücüm yettiğince yapmamı istediğini anladım. Suyun çok değerli olduğunu anladım, küçücük bir ekmek tanesinin bile ne kadar önemli bir yer aldığını anladım. Herkese hayırlı Ramazanlar dilerim.

Konum:Almanya

Kültür merkezlerinin odalarına sığmayıp koridora taşarak kıldığımız teravihler var ya, onlardaki lezzeti hiç bir camide bulamadım… En küçük beneğinden en yaşlı abisine kadar herkesin toplandığı, abilerin nöbetleşe imamlık yaptıkları, teravihten sonra yerde hurma, çay, atıştırmalık saatleri… O lezzeti o uhuvveti hiç bir camide ne gördüm ne bulabildim Ve namazdan sonra dua ederken “Allahım bizi Kevser havuzunun başında da böyle birleştir” duasını tekrar tekrar etmek…

İsim:Özgür

Konum:Tilburg

Lise döneminde hizmetin yurdunda hafızlık yapardık. Herkes tatilde evine memleketine gittiğinde biz hocamız ve abilerimiz ile tüm yaz yurtta kalırdık. O dönemde Ramazan ayı yaz mevsimine denk gelirdi ve biz 10-15 kişi gün boyu ezber yapıp ardından iftarlara mütevellilere giderdik. Teravihler, sahurlar ve beraber geçen tüm vakitler çok değerliydi. Kıymetini çok sonradan anlayabildim.

İsim:Ramazan

Konum:Izmir

Hic unutmadigim bir ani izmirde ablalarla kararlastirdik ve eski mutevelli hizmettin ilk baslangicinda olan ablalari son 10 ziyaret edecegiz diye son 10 hergun bir abla gidiyorduk Izmir oyle gezmistik ve hatiralar dinliyor hic unutamadim bi ramazandi bir teyzeye gittik hocaefendi o Teyze gelip kalirmis ve kurani kerimi vardi butun sayfalarinda su dua Ayeti su sunun icin okunur vs diye Kucuk Notlar almisti hoca efendi onlardan bizlerde istifade ettik Rabbim bizi hizmetten ayirmasin ins Cok guzel gunleri dahada guzel gunler gelecek ins selametle

İsim:Rabia

Konum:Almanya

Üniversite yıllarındaki ramazanları,her gün bizi büyük bir heyecanla, çoşkuyla ağırlayan ablalarımızı unutamıyorum bir keresinde ablaya haber ettiğimiz sayıdan fazla öğrenci ile gitmek zorunda kalmıştık ablada beni kenara çekip kızlar az yiyor diye pilavı az yaptım ee şimdi birde sayı artmış yetmicek diye telaşla napıcağız dedi bende biraz mahcup olmuştum ramazan ayı bereketlenir inşlllah diye dua etmeye başladım abla üzülmesin diye veee sonraa herkes doya doya yemiş ve o pilav artmıştı hatta abla ertesi gün bile yedik inanılır gibi değil bu öğrencilerin bereketi demişti hey gidi günler hepsinden Mevlam razı olsun

İsim:Portakal çiçeği

Konum:Uk

Benim ramazan hatıram bu yıla ait…şöyle ki :mahallemizde yemeni camii diye bir cami varmış.(daha çok yemen sudanlılar olduğu için sanırım)ben de tevafuk üzerine buldum bu camiyi.free bir spor kulübüne gidiyorum.orda bahsedildi.”teravih bu camide kılınıyor sen de gel dediler “(üstelik 8 rekat😀)”tam benlik😄.neyse ilk gün gideyim bir boyumun ölçüsünü alayım dedim.gittim o nasıl büyüleyici bir atmosfer… ezan kabe imamlarının okuduğu şekil.imamın kıraati aynı şekilde…sanırım her rekatta bir sayfa kuran okuyor.iki rekatta bir selam veriyor.duya duya sindire sindire rüku secde yavaş yavaş …toplamda neredeyse 1 buçuk saat sürüyor (düşünün sadece 8 teravih😀) ama bitse de gitsek modunda değil keşke bitmese modunda sanki Mekke Medinedesin yani.neyse hoşuma gitti ertesi gün ertesi gün derken devam ediyorum.ama ASIL GÜZELLİK ŞU İKİNCİ GÜN BİR KİŞİ MÜSLÜMAN OLMUŞ İMAMIN ONA ŞEHADET GETİRTİŞİNE ŞAHİT OLMAK TÜYLER ÜRPERTİCİYDİ.4.Gün bAŞKA BİR KİŞİ DAHA MÜSLÜMAN OLMUŞ.ona şahit oldum.inanılmaz lezzetliydi…

İsim:sifir (Sıfır değil, sifir)

Konum:Kalbimden inşallah 🤲🏼 ❤️

Canım abilerim ablalarım sizleri o kadar çok seviyorum ki .. bir anı anlatmak için değilde hepinize teşekkür etmek ve iyiki varsınız demek istediğim için yazdım. Hocamızın dediği gibi sizlerin içinde bulunduğumdan dolayı ümitliyim 🌸🌸 Yarın ahirette “sende geç lan yaramaz” denir ümidiyle rabbim beni sizlerden ayırmasın 🤲🏼❤️ O kadar çok şey söylemek istiyorum ki ama ifade edemiyorum .. Reis bey diye bir film var .. orda şöyle bi söz geçiyor .. “Hissediyorum ama anlatamıyorum “ .. evet hissediyorum ama anlatamıyorum 🥺 Öyle ki her birinize tek tek sarılmak istiyor her birinizin ayaklarının altına başımı koymak istiyorum..🌸 Allah sizden ebeden razı olsun sizi Allah için çok seviyorum ❤️ Hayırlı Ramazanlar 🌙

İsim:Lalacan

Konum:Özbekistan

Fatih Çarşambadaki caminin bahçesinin güzel manzarasi vardi.Arkadaşlarla iftari orda yapalim diye anlaşmıştık.Caminin bahçesindeki çinarin altinda iftarımızı yaptiktan sonra teravihimizi de camide kılmıştık.Manevi atmosferin verdiği lezzetin hatırası unutulamazdı...Ne güzel günlerdi...Can dostlarım sizleri özlüyorum😥

İsim:Ferhat

Konum:Fas

Bende ilk hicret diyarım AFRİKADA güneşin en son battığı güzel ülke Fas iftarlarımızı unutamıyorum . Türkiye’nin aksine iftardan 1-2 saat önce Casablancanın büyük caddelerinde bir tane araba göremezsiniz herkes erkenden evlerine gitmiş dua ıle iftar saatlerini beklerler . Her iftar kaynamış bir yumurta yenerek başlar . Meşhur Harira çorbası ve Tajin. Su ıle hemen oruç açıldıktan sonra akşam namazı ve devamında ıftar yemeği. Allah 2 yıl O güzel ülkede Medrese-i Yusufiyede kalmayı da nasip etti . Orada yaşadığımız Ramazan günlerini anlatmak buradaki satırlara sığmaz… Hey gidi günler. Hiç durmadan yürüyeceksiniz…

İsim:Gülden

Konum:Tayvan

Ramazanın üns esintilerini en çok hissettiğim yıllarımdı belki Tayvanda gecen 4 senem. Uzun, sıcak yaz günlerinde tutulan oruçların zorluğuna mukabil bir o kadar canlı, heyecanlı her biri benim için fütüvvet ruhunun temsilcileri öğrenciler ve ablalarla Kültür Merkezi iftarlarına yetiştirilen yemekler, öğrenci evlerinde ağırlanan müslüman veya diğer dinlere mensup arkadaşlar, iftar-sahur arası evlerdeki manevi iklim… Mutlu günleri gerilerde aradığım, hey gidi günlerim, Tayvan yıllarım…

İsim:🌷Yaş:11-12

Konum:Finlandiya

Bir gün Ramazan ayındaydık ve iftara çok az kalmıştı yani 1-2 dakika falan ben de o sırada çorbamı karıştırıyordum.Parmağıma azıcık çorba döküldü bende onu (unutarak) yaladım.O günü sürekli hatırlarım.O yüzden burada paylaşmak istedim. Eğer ablalarım veya annem görürse onlara selam söylüyorum.☺️

Konum:Şırnak

Memleketimden uzaklarda yaşadığım ilk Ramazan’dı. O kadar bereketli ve hasbi bir ay geçirdim ki hala o gün aldığım lezzeti unutamıyorum. 2+1 evimizin her odasında misafirimiz olduğu akşamlar olmuştu. Odalarda Yer kalmayınca mutfakta iftar yapmıştım. Çok şükür Allah kabul etsin.

İsim:Yusuf

Konum:Medrese

Zero Day' dan sonraki yılın ilk ramazan günüydü. İlk iftarı teyzemlerde leziz yemeklerle aile ortamında beraber yaptık . Sonraki günün akşamı için de diğer teyzemlerde iftar yapmak üzere sözleşip çay ve tatlılardan sonra dağıldık. Kuzenimin kapı zilini çalmasıyla uyandım, kapıyı açar açmaz kuzen "acilen anne babanı ara" dedi. Telefonu elime aldığımda gördüm ki birçok cevapsız aramalar... 2'nci günün sahurundan sonra sabaha namazı vaktinde memleketten anne babam beni aramışlar ve bana ulaşamayınca da kuzenimi arayıp kaldığım eve gelmesini ısrarla istemişler. Babamı aradım ve telefonu annem açtı, " Oğlum, burada polis ve jandarmalar var, komiser senin hemen buraya eve gelmeni istiyor". Sabah şoku sonrası "ben suç olacak hiç bir şey yapmadım" diyip kuzenle yola çıktık, Bir saat sonrasında eve yaklaştık ve gördüm ki evin etrafında 4 polis/jandarma aracı ve yaklaşık 12 polis/jandarma. Hepsi de evde arama yapmışlar, salonda beni bekliyorlar. Anne babamla vedalaşıp polis aracıyla merkezdeki karakola gittik, nezarethanede benden başka hiç kimse yoktu, tek başımaydım. İftar için kardeşlerim dışarıdan adana dürüm sipariş edip göndermişler ve yanında da bir tencere yaprak sarması. O akşam iftarda sıcak adana dürüm ve ayranla iftar yaptım, "sahuru da sarmayla yaparım" diye düşündüm. Nezarethaneye girer girmez üzerimde oluşan garip bir uyku halinin ağırlığıyla, bir süre sonra "Sahura nasıl olsa kalkarım" diye uyudum. Gözlerimi açtığımda sabah namazı çıkmasına az zaman kalmıştı. Sarmalar olduğu gibi duruyordu. O gün sağlık kontrollerinden ardından 2 görevli polisle doplo aracın arkasında elleri bağlı 6 saatlik yolculuk sonrası emniyet binasına geldik. Gerekli kayıt ve teslim işlemlerinden sonra ezanın okunmasına az bir zaman kala nezarethaneye aldılar. Bir gün öncesinde nezarethanede tek başımayken, burada 50 den fazla arkadaş vardı. Üzülmem gerekirken sevindim açıkçası yalnız olmadığıma.... 12 metrekarelik bir nezarethane odasında 13 kişi...... Odanın ortadasında hazır yemek firmasından gelen ekmek arası kaşar ve ayranlar... Bir de sahurda yerim dediğim bir tencere yaprak sarması...1 kişi için niyet edilerek hazırlanan sarma odadaki 13 kişiye ve yan odalardaki arkadaşlara da nasip oldu. Evli olan arkadaşlardan birisinin şu esprisi hala kulaklarımda " ne varsa annelerde var, bak bekar adama annesi nasıl da sarmayla bakıyor...." Ramazanın ilk yarısındaki 13 günde nezarethanede arkadaşlarla yapılan sohbetlerin tadı çok başkaydı. İftarlardaki ekmek arası kaşarların tadını damaklarım unutsa da, o karanlık katta, imanlarından gelen ümitlerin aydınlığını ve gönüllerindeki neşeyi cömertçe paylaşan arkadaşların gönlümde bıraktığı duyguların tadını unutmam çok zor. Selam olsun, yıllardır aile ve bol çeşitli ev yemeklerinden mahrum dünya orucu tutan kardeşlerimize, Allah, sonsuz rahmet ve keremiyle kardeşlerimizin dünya oruçlarına karşılık ahirette de , Rıza ve Cemal nimetleriyle iftar yapmayı lütuf eylesin inşallah..

İsim:Levent Çakıroğlu

Konum:Viyana

Cumartesi’yi pazar bağlayan salonlara sığmadığımız hatimli teravih ile başlayan ve sabah namazı ile biten sahurlarımız vardı. Ruhunun ufkuna yürüyen muhterem Hocamızın tefsirini yaptığı o dersi heyecan ve helecanla beklerdik. Gözyaşı ile izlerdik ve hiç bitmesin isterdik… Teknik aksaklık olmasın diye günler öncesinden hummalı çalışmalar, “bu gece sahura muhakkak geliyorsun” diye sabahtan başlayan hatırlatmalar ve tembihler… Ve gecesinde çoluğu-çocuğu, genci-yaşlısı ile yapılan uhuvvetimize ekstra kardeşlik katan, ihlasımızı dupduru hale getiren ve diyar-ı gurbette ramazan ufkunda namazalaşılan eşsiz kışın salonlara yazın çadırlara sığmadığız tadı ve hazzı hala yadımızdaki sahurlar… Hocamız olmadan artık hep bir eksik kaldığımız sahurlar… Bir gün misafirimiz olur diye bir tabak, bir kaşık ve bir bardak ekstra yerini boş bıraktığımız sahurlar… Gelirler ve gelecekler ümidiyle beklediğimiz “hey gidi günler” dedirken bir damla gözyaşı ile hatıralaramızda kalan sahurlar…

Konum:Hamburg

Bi senesi ögrenci evinde kalirken bir ay boyunca ablalarimiza kendimizi davet etirmistik. Zorla her guruba mesaj yazip, her gün baska bir yere davet edilmistik. Daha 16 yaslarindaydik. En sevdigim ve en cok özledigim Ramazan ayi!

Üniversitedeydik, her akşam bir ablamızın evinde iftar olurdu. İftardan sonra Kültür Merkezi’nde Muhterem Hocamızın talebeliğini yapmış bir abimizin kıldırdığı hatimli teravihin ardından -İstanbul’daki aslını yaşatma adına- adı Altunizade olan odada toplanırdık, gece 1’e kadar Hocamızın huzurunda tuttuğu notları okur, hatıralarını anlatırdı abi. Sahur vakti yaklaşmasına rağmen kimse ayrılmak istemezdi Altunizade’den, Hocamızın ikliminden… Ardından teheccütü de hatimle kılardık. Bütün bir Ramazan böyle geçmişti.

İsim:Memduh

Konum:Ogrenci

Büyüğümüzün de teşvikiyle ramazanlarda teravihlerimizi hafizligimiz cok kuvvetli olmadığı için önümüze kurani açarak hatimle kilmaya calisiyoruz. İçeride de arkadaslarla o şekilde kilmaya çalıştık. Bir cok arkadasimizin omrumde ilk defa hatimle kildim , bu ne kadar hoş ne kadar rahat ve farkli bir ibadetmiş, bundan sonra kisa surelerle degilde hep hatimle kilmak isteriz... demelerini ve buyugumuze tesviklerinden dolayi dua etmelerini unutamam..

Sene 2001 üniversiteyim.Fedakar ablalarimizia iftarlara giriyoruz ama bir gün hiç unutamayacağım birşey yaşadım.Aksam olmadan ablanın evine yakın bir yere ulaştık cadde de oturduk bekliyoruz adresi bulmak için.O an içimden geçirdim acaba iftar vakti gelince sokakta kalan insanlar oluyor mu? Biraz sonra ablaya ulaştık ve öğrendik ki abla bizi misafir çağırdığını unutmuş ve kendisi de başka bir yere iftara gitmiş.Kaldik mi sokakta:)o gün sokakta kalan insanları da görmüş oldum:)

İsim:Aigul

Konum:Kazakistan

2016 yılında Türkiyede öğrenciyken ilk defa Ramazan okul dönemine denk geldi. Her akşam abla, abilere iftara gidiyorduk. Bir gün bir aileye gittik. Bizi çok güzel ağırladılar, dönüşte hava yağmurluydu, onun için abla İstanbulun öbür ucundan Kurtköye bizi kendi arabasıyla getirmişti. Artan yemeklerin hepsini bize getirdi. Çok duygulanmıştım ve içimden düşündüm bizi ilk defa gören insan böyle yapıyor, ben de ileride ailem olunca başka öğrencilere sahip çıkacağım diye. Allaha şükür bu dördüncü Ramazanımız, burdaki öğrencileri ağırlıyoruz. Allah razı olsun bize örnek olanlardan🤍

İsim:Birkul

Konum:Almanya

Lise yıllarımda, ramazanın belki de en güzel akşamları eve öğrenci abilerin ve ablaların geldiği akşamlardı.. tatlı bir heyecan, her şeyin kusursuz olması için aşkın bir çaba ve gelmelerine yakın hazır sofraya son bir kontrol bakışı; ardından ilahi açmak için tv nin düğmesine dokunuşum.. leblerimle emrine amadedir canım benim.. Dualarla başlanan yemeğin yine dualarla sona erişi.. Memleketinden uzakta okuyan öğrenci abi ve ablalarımıza aile sıcaklığını yaşatabilme arzusu. Yaşatma arzusu.. Karşılıksız, safiyane, ihlaslı.. Güzel Rabbimin sağanak sağanak indirdiği bereketin o genç ruhuma yansıması, ta o yıllardan bu satırları yazdığım şu âna aksediyor. Cânım hocamın, Allah derecesini âli eylesin, adımlarını takip ettiğimiz yolun türlü manzarasını gönlümüzün gözüne seyrettirdi Rabbim. Ramazan nedir, paylaşmak nedir, bir ruha dokunmak, onda Rabbisine bir patika açmak nedir gösterdi hamdolsun.. Bu ramazan nasıl geçer bilemem ama geçen onca güzel ramazan için elhamdülillah..

Konum:Stuttgart

İzmir'de üniversitede ve öğrenci evinde ilk haftalarımız, ilk defa orta asyalı insanlar görüyorum. Bir abi var Türkmen, ya son sınıf ya da mezun, tabi ben abiyi süzüyorum, yemeği yedik nasıl dalgınlığımıza gelmişse sofradan kalkmışız kanepeye geçip oturuyoruz. Türkmen Murat abi bize baktı şöyle, yardım etsenize, Merkep(orijinalini yazmaya hicap ettim) değilsiniz ya dedi :)) biz şok:)

İsim:Fuzuli Birisi

Konum:Almanya

Yıl 2017, 15T sonrası cezaevinde ilk Ramazanımızdı. Bende üniversite son sınıf öğrencisiyken içeri girmiştim ve koğuşun en küçük üyesiydim. Abilerim ile Ramazanın ilk gününü yaşadığımız olay çok etkilemişti hepimizi ve eminim ki o cezaevindeki herkes o günü unutmamıştır. Cezaevinde İlk Ramazanımız olması sebebiyle diğer günlere göre modumuz bayağı düşüktü ve herkes akşam iftar sofrasını ve yemeğini iple çekiyordu. Bizlerde hüsnü zan altında bu saatleri geçirirken dışarıdaki iftar sofralarımız gibi çeşidi bol ve lezzetli yemek gelir diye ümitlenmiştik. Allah bir kere daha acizliğimizi iliklerimize kadar hissettirmiş ve iftar yemeği olarak; az Mercimek çorbası ve salçalı bulgur pilavı ile, tabiri caiz ise " Sizin vazifeniz ibadet etmek ve sabırla beklemek, dışarıda zaten onları size yedirdim " der gibi o yemekleri bize yedirtmişti. Elhamdülillah o sofrada ki samimi, ihlaslı kişilerin birbirinin gözlerinin içine bakarak iftarını açması ve diğer yediğimiz yemeklerden daha lezzetli bir sofra havası vermişti. Rabbim o günleri unutturup dünya nimetleriyle oyalanan kullarından eylemesin. Her zaman şükür ile yaşamayı nasip eylesin Vesselam

İsim:Melek

Konum:Almanya

Yıl 2006. Üniversitede öğrenci evinde kalırken oradaki mütevelli ablalar bizi hergun iftara davet ediyordu. 1 gün bile iftarsız kalmamistik okadar ki evdeki kizlar bugünde evde iftar etsek diyorlardi. Yine iftara gittigimiz bir evde tüm ikramları yedikten sonra bir telefon geldi, başka bir ablaya da o gün öğrenciler gelecek denmiş ama o ablaya söylendiği unutulmuş. Abla bize ablaya ayip olacagini ve hemen oraya gitmemizi söyledi. Biz asıl iftara gittigimiz abladan izin isteyip taksilere atlayıp diger ablanin evine gittik. Ama hepimiz tıka basa doluyuz, biryandan da ablaya çaktırmamaya calısıyoruz, o yemekleri de zorla olsa yemege calistik, ev sahibi abla kizlarin yemedigini biliyordum da sizin gibi bu kadar az yiyenini görmemistim dedi, bizlerde birbirimize bakip gülüyoruz, abla biz boyle az yeriz diyoruz. Bu da benim unutamayacağım guzel ramazan anılarımdan birisidir.

İsim:Bunyamin

Konum:Memphis TN

Bu sene 2025, ilk Ramazan im burada; Elh., yerli halktan güzel bir teveccüh var, bir çok insan iftara buyurdu, evimize faklı dinden insanlar teşrif etti. Nasipse sokak iftarı düzenleme gibi bir planımız da var… Dua ile

İsim:Hikmet

Konum:New Jersey

Bir zamanlar kuş uçmaz kervan geçmez diye tabir edilebilecek bir yerde yaşadım. Bizim arkadaşlardan pek kimse olmadığından teravihler, sahurlar ve kısmen iftarlar ekseriyetle halvet edalı geçerdi. Yalnız geçen Ramazan’lar hüzünlüdür aslen fakat o yalnızlıkta ayrı bir tat vardı, cebr-i lütfi ile Hakk’a firarın gölgesinin gölgesi yaşatılmıştı, elhamdülillah. Geriye bakınca tek başıma kıldığım hatimli/yarı hatimli teravihlerin lezzetini vicdanımda bir başka duyuyorum.

İsim:Sevgi

Hala unutamadığım anılardan biri.Kampta kalıyoruz, çoluk çocuk iftar için ne yapacağımızı düşünürken bir telefon geldi.Arayan abla, hazırlık yaptıklarını birazdan bize iftar için yemek getireceklerini söyledi. Kampta kalan arkadaşlarla birlikte birimizin odasında yerlere örtüler serip soframızı kurduk,tüm tanıdık arkadaşları o odaya davet ettik. Çok geçmeden kampın önünde 3-4 tane araba durdu, ablalar gelmişti.Biz yanlarına gidip tencereleri kampa taşıdık.Allah onlardan ebeden razı olsun. O kadar çok şey vardı ki anlatamam.Uzun zamandır böyle bir yemek yememiştik.Kampta kalan birkaç aile,soframızı kurduk, ezan saatini beklemeye başladık.Bir yandan dua ediyor,bir yandan gözyaşlarımızı tutamıyorduk.Allahın bizim için nasip ettiği bu kadar nimet karşında acizliğimizi bildik.En çok bizi o kamp köşelerinde unutmayan hizmet kardeşlerimiz için çok dua ettik.

İsim:Sena

Konum:Almanya

Tr de 2010larda... Ramazan değildi ama kahvaltıya gittik bir ablamıza zile bastık abla biraz mahmur haldeydi abla biz geldik dedik abla açıyorum dedi kapıyı açtı ama bi tuhaflık vardı mahmur olmamaliydi ☺️ neyse biz sohbet muhabbet ederken abla kahvalti masasini hazirlamis afiyetle yedik içtik kalktık.. vee akşam öğrendik ki meğer ablanın haberi yokmuş bizim gidecegimizden. Ama hiç çaktırmamıstı. Sonradan çok utanmıştım. O melek yüzlü ablamız bizi o kadar memnun etmişti ki.. kim bilir nerede.. Rabbim de onu ve onun gibileri memnun etsin hem bu dünyada hem ötelerde🤲🏻

İsim:İsmail

Konum:Urla

Bir gün kayıt kabuldeki arkadaşla bir Velime iftar yemeğine gittik. Karşılama çok iyiydi fakat havada değişik bir atmosfer var gibiydi. Yemeği yedik. Yemekten sonra Velimden namaz kılmak için müsait bir yer sorduk. Aldığımız cevap karşısında ben ve arkadaşım şok olduk:” Hoca bizim alnımız secdeye değmez.” Bu şoktan sonra öğrencimin odasında namaz kıldık. İkinci şoku namaz sonrasında yaşadım. Öğrencimin kitaplığında ve çantasında Kitab-ı Mukaddes vardı. Velimin kardeşlerine de iftar için gitmiştim ancak bu velimin dinini değiştirdiğini bilmiyordum. Uzun yıllar geçse de benim için unutulmaz bir iftar yemeğiydi.

İsim:Necip

Şuan uzun yıllar geçti ama unutamadım:Lisedeyken okul arkadaşlarımızı iftara öğrenci hizmet yurdumuza davet ederdik. Sanıyorum ki o dönemlerden katılmayan kalmamıştır. Hele uzak köylerden gelenler için hafta sonları o iftarlar bir nimetti. İmam hatip lisesi olunca gece yarısına kadar ilahiler, dualar...Birgün bir arkadaşımın kardeşini de davet etmek istedim ama evleri çok uzaktı. O yüzden kendi içimde tereddüte düştüm. Çünkü gelirse geri eve gidemezdi. İki gün ilçede nereye gidecekti. Aslında işin aslı bana kalmasın istemiştim. Sıkıştığım anlardaki herzamanki yaptığım gibi değerli bir abiye danıştım. Bana "sen ona ikram et Rabbim de sana ikram eder" dedi. Ben de iftara davet ettim. Arkadaşım geldi. Yemeğimizi yedik. Nasıl gidecek hala ses yok. Ben abiye içimden biraz kızarken aynı zamanda yola çıktık. Daha 100 metre kadar gitmemiştik ki arkadaşım yanımdan fırladığı gibi yanımızdan geçen bir motosikletlinin arkasına atlayıp gözden kayboldu. Daha sonra anlattığına göre o motosikletli köyde komşusuymuş. O da yanımızdaki binaya iftara gelmiş ve meğerse o da kendine yolculuk için arkadaş arıyormuş. Abiler ablalar iyi ki varsınız vesselam...

Hizmet ile ortaokul son sinifta tanismak nasip oldu. Yil 97-98. Abimiz henuz hizmeti anlatmaya baslamamis olacak ki hic Ya Cemil Ya Allah diye baslayan tesbihat yapmamisiz. Tanisali bir kac ay olmus. Birlikte yurume mesafesindeki bir eve iftara gittik. Kucuk olcekli bir esnaf abinin eviymis. Aile evimiz de Hizmet evimiz de buyuk bir sehrin varoslarinda ve yakiniz. Gittigimiz evde insanlar ile gecimi zor olan, okuldan tanidigim bir cocuk da iftara katildi ama gayet edepli duruyordu, sasirdim. Esnaf bir abi yemek sonrasi sohbete basladi. Rab ismini 1 satir okudu okumadi, uzun bir sohbet yapti. Bu abi de yine bize yakinda oturan, oglu ile ilkokul basinda 1-2 sene ayni sinifta okudugum, sonra bizim koleje gecis yapan arkadasimin babasi imis. Okul ile hizmet evimizin arasi 200 m var yok. Evimizle hizmet evi arasi 10-15 dk yurume mesafesi, sohbetci abinin evi de 5 dk uzaklikta. Bu fakir, suc orani yuksek varoslarda dahi dar bir alanda hizmet aktifmis. Asil mevzuya geleyim. Iftar sonrasi namaz kilindi, normal namaz tesbihati sonrasi bir anda aksam namazi tesbihati basladi. Devaminda Ya Cemil Ya Allah... ilk kez duymustum ama makami cok hosuma gitmisti. Ben de icimden arkadan takip etmeye calisiyorum. Abimizin de bu olmadi, daha erken gibi bir yuz ifadesi vardi sanki diye kalmis aklimda. ilk tesbihati ramazan ayinda plansiz bir sekilde duymak nasip oldu. Unutamadigim bir Ramazan anısi olarak kaldi. Simdi bircogumuz gibi batida bir ulkeye iltica ettik. Rabbim butun gunahlarima, hatalarima, kusurlarima ragmen son nefesime kadar bu hizmet gemisinde olmayi, bu hizmetteki abi, abla, kardeslerimle ve HE ile hasrolmayi nasip etsin. Amin!

2016 agusta ayinda cezaevine girdim . Bircok masum insan gibi hicbir seyden haberi olmadan , darbeye tesebbus ve teror orgutune uye olmak iftirasiyla ... Cezaevinde ilk ramazanimiz 2017 ramazana denk gelmisti. 10 kisilik koguslarda 30 kisi kaliyorduk ve sadece 4 kisilik olan yemek masalarindan 3 adet vardi... Bir kucuk masada 10 kisi ayni anda yemek yemeye calisirdik ... Yerimiz cok ama cok dardi ama kardeslerimiz arasindaki ihlas, samimiyete binaen Allah (c.c) o daracik ortami 1000 odali saraylardan daha genis yapiordu... 6 yil sonra cezaevinde ciktim dunyamiz genisledi ama Dost yuzu olmayinca yemeklerin coklugu ve daha guzel olmasinin ne tadi vardi ne de anlami... Rabbim suan sevdiklerinden ayri kalmis butun guzel insanlari en kisa zamanda sevdikleriyle beraber iftar -sahur yapmayi ve gercek bayrami yasamayi hepimize nasip etsin... Amin!

İsim:Gürkan Kurnaz

Konum:Danimarka

🕌Selamün aleyküm 🕋 abilerim ablalarım Ramazan -ı Şerif 🌙 iniz mübarek olsun 2014-2016 yıllarında Yurtta görevliydim bu zaman diliminde mütevelli Abilerimizin evlerine öğrencilerle davetliydik Bir gün hava karlı ve sisliydi gündüzden Akşama da bir abimizin evine iftara gidecektik öğretmen bir abimizin arabasının camı buz tutmuş abide gözlüklü idi. İftar yapacağımız eve yaklaştığımıžda bir ses geldi ve hemen arbadan indik bir baktık ki arabanın sağ ön tekeri kaldırıma çıkmış sonra tekrar abi geri geri geldi ve araç kaldırımdan indi.Şükürler olsun Allah (c.c.) 'a bizlerde bir şey yoktu ama biraz arabada yamulma oldu alt takımda. Yinede iftara gittik ve bu anı unutulmazlar listesine girdi...

İsim:Lolajon

29 sene oncesiydi.Ramazana 1 hafta kala düğünümüz olmuştu.Eşim gurbette,ben ise kendi ülkemdeydim.Ikimiz de ögrenciydik.Ramazan ayi boyunca her gün eşimın arkadaşlari bize hayirli olsuna iftara gelirlerdi.Sayilari da belli olmazdı: en az 10-15 kişi olurlardi.Her geldiklerinde bir ev eşyasi hediye getirirlerdi.Iftara 5 dakika kala gelir iftarini salonda yarim saate yapar ve diğer odaya namaza geçerlerdi,ordanda gürül gürül tesbihat sesleri gelirdi.Her defasinda beklediğimden daha fazla kişi geldiğinden bana yemek kalmazdi.Ben mutfaktan yemeklerin tamamini salona iletir ve bir ümit bi şey kalirsa yerim diye beklerdim ve her sefer sofradan sünnetlenmiş tabaklari toplardim. Bir gün eşime dedim ki:"Bir gün kendi akrabalarimi çağirsam da sizin arkadaşlariniz gelmesinler.."Eşim de "Tamam."-demişti.Ama o gün geleldiğinde, iftara 5 dakika kala zil çaldi.Kapı ya baktığımda bir dolu kalabalık eşimin arkadaşlari doluşmuş bekliyorlardi.Şok olmuştum.Yemek yetmeyecek diye heyecanla koşturmaya başladım.Evde yemek yapacak bi şey de yoktu.Sağolsun eşim yakındaki restorandan yemek alip geldi de beni zor durumdan kurtarmıştı.Annemler geldiğinde ev misafirlerle dolmuştu.Hey gidi günler...Zor olsa da tatlı hatıra olarak kaldi.İyi ki bunlar yaşanmış.Rabbime şükürler olsun🤲🏻.Bu arada arkadaşlar evimizin halisından buzdolabina kadar bütün eşyalari dizmişlerdi😉👍

İsim:Hanife Sarıcalıoğlu

Afrika'da kaldığım son yıl geçirdiğim Ramazan ı unutamıyorum. Bir yandan öğrencilerimizi evlerimizde misafir ederken diğer yandan sıcağa, sivrisineklere ve de küçük bebeklerimize rağmen hatimle kıldığımız teravihler... Vesile olan abi ve ablalarimdan Allah ebeden razı olsun

İsim:Mehmet Ali

Konum:Baklava Nerde

Jilet Nazım ve O Meşhur Baklava Tepsisi Ramazan’ın bereketi yurtta da kendini hissettiriyordu. Akşam iftar telaşı bitmiş, misafirler için yemekler dağıtılmış, ortalık biraz sakinleşmişti. Mutfakta bulaşıklar toplanırken, herkesin gözü Jilet Nazım’ın bir köşeye ayırdığı o kocaman tepsideydi. Mis gibi tereyağı kokan, şerbeti tam kıvamında, incecik açılmış kat kat baklavalar… Ama Nazım ağabeyin bizim için başka planları vardı. — “Çocuklar, bu baklava misafirlere, teraviden sonra ikram edeceğiz. Size yok!” Biz bir şey demedik, ama içimizden geçenler pek hayra alamet değildi. Ramazan paylaşmaktı, değil mi? Hem biz de iftar dağıtımında koşturmuştuk, birazını hak ediyorduk. Ama Nazım, baklavayı kilitli dolaba koyar gibi mutfağın köşesine çekti ve gözümüzün önünde bizi mahrum bırakmanın gururuyla teravihe gitti. İşte o an, içimizdeki adalet duygusu kabardı. Plan belliydi: Misafirler teravideyken harekete geçecektik. Yurttaki eski camları bilirsiniz, plastikleri biraz çekince yerinden oynardı. Tam üç kişi, titizlikle mutfağa sızdık. Baklava tepsisi orada, bizi bekliyordu. Kimse konuşmuyordu, sadece hummalı bir çalışma vardı. Birinci kişi: 32 dilim. İkinci kişi: 27 dilim. Ben? Tam 21 dilim! Şerbetli baklavalar ağızda dağılıyor, ama bir yandan da vicdanımızın sesini bastırıyorduk. “Misafirler zaten tok olur, yemeseler de olur… Biz israf etmiyoruz ki, israftan koruyoruz!” derken, bir anda tepsinin dibi göründü. Teravih bitmeden görev tamamlanmıştı. Sonrası mı? Sonumuz hastane olmadı ama iki gün kendimize gelemedik. Şeker komasına girmeden kurtulduk ama Ramazan’ın o tatlı hatırasını hâlâ unutamıyoruz. Bir tepsi baklava uğruna yaşanan bu destansı hikâye, yurt tarihine altın harflerle kazındı. Jilet Nazım, baklavaları bulamayınca ne yaptı, derseniz? İşin aslı, bu kısmını hiç hatırlamak istemiyoruz…

İsim:Selma

Konum:Londra

Bir Ramazan akşamı, iftar vakti geldiğinde benden bir süre küçük bir sessizlik beklemesini istemişti annem. İçimden merakla geçmekte olan zamanın her anını hissettim. Üzerimdeki açlık hissi artarken, sona yaklaşırken mutfaktan gelen mis gibi yemek kokuları beni cezbetmeye devam ediyordu. Sonunda iftar saati geldi, annem büyük bir sevinçle "Hadi yemeğe!" diye bağırdı (ödüm patladı). İftarımızı yaptıktan sonra, dışarıda arkadaşlarımın sesini duydum, ramazanda dogum günümü kutladık. Dışarı çıkıp, bir an için o buzlu yaz akşamında arkadaşlarımla eylendik. Gözlerim parlıyordu; hem karın doyurmuş, hem de sevdiğim kişilerle dolu bir Ramazan geçirmiştim. O an, mutluluğun en basit haliydi. Küçük yaşta, seneler geçtikçe bile hatırlayacağım o sıcak anı, birlikte olmanın verdiği sevinçle doluydu. şu an 17 yaşındayım ama “nerde o eski ramazanlar” diyecek kadar hayatı anladım. Ramazan’ınız Mübarek olsun inşaAllah. Sultan annem bunu görürse selam söylüyorum 😙.

İsim:Ufuk

Tatlı Ramazan Hatırası Ramazan akşamı, Ufuk Bey’in gönlünde tarifsiz bir heyecan vardı. Her akşam, iftar sofrasının etrafında bir araya gelmek üzere farklı dostlarının evine adım atıyordu. İlk akşam, minnettarlığın, tebessümün ve duaların paylaşıldığı iftar ziyaretinde, evin kapısından içeri girerken içi umutla doluyordu. Ertesi gün, yine o güzel Ramazan ruhunu yaşamak üzere, ufak bir teravi sohbeti için başka bir dostunun evine gitti. Orada, sohbetler daldan dala konarcasına, kalplerde yeniden ateşlenen bir yoldaşlık hissetti. Bir akşam erken sahur vaktinde, şehrin henüz uykuya dalmış sokaklarında yürürken, bir başka dostuna uğradı. Kapısından içeri adımını attığı anda, sessizliğin içinde bile yürekten bir sıcaklık, bir dostluk huzuru hissetti. Ve sonrasında, o uzun sahur sohbetlerinde, geceye anlam katan dualarla dolu bir başka evde, tekrar aynı güzelliği tattı. Her ziyaret, her sohbette Ramazan’ın tatlı, unutulmaz anıları yeniden canlanıyor, gönüller arasında bir bağ kuruyordu. Ancak, bu içten dokunuşlar, kalplerinde gerçek hislerin eksikliğini yaşayan, yüzeysel kalmış dostlukların yetersizliğini bilenleri düşündürüyor; onlar, bu unutulmaz Ramazan anılarını hatırladıkça, içlerindeki o derin anlamı hissedemiyorlardı. Ufuk Bey için ise Ramazan, insanın kalbine işleyen o samimi dokunuşların, gerçek dostlukların ve içten paylaşımların ayıydı. Her ziyaret, her güzel anı, sanki ruhuna işleyen bir dua gibiydi; o da biliyordu ki, Ramazan’ın gerçek güzelliği, paylaştıkça çoğalan o manevi sıcaklıkta saklıydı.

İsim:Enee

Konum:Irak

Liseyi yeni bitirmiştim, tıp puanı kazanmıştım.Öğretmenliğe niyetlendim ama emin olamıyordum, Bir gece rüyamda bir arkadaşımla bu meseleyi tartışırken ona şöyle dedim: Bu yola giren (hizmet öğretmenliği) evvela nebilerin yoluna girmiş olur, saniyen, arzdan ve semáya kadar melekler dua eder ona, Bu şekilde tam manasıyla Kani oldum ve şuan elhamdülillah öğretmenim

İsim:Zeliha

Konum:Connecticut

Çocukluğum Bosna’da geçti. O zamanlar okuldan çıkar çıkmaz top patlar, ezan okunurdu. Bosna’nın o kemiklere işleyen soğuğunda, oruçlu halimle sırtımda ağır çantamla koşa koşa eve yetişmeye çalışırdım. İçimde tarif edemeyeceğim bir heyecan olurdu. Sanki kalbim ezan sesiyle birlikte pır pır atardı. O anları hâlâ çok net hatırlıyorum. Karnım aç, nefes nefese ama içim huzur dolu… Yıllar geçti, büyüdüm, farklı bir ülkede, farklı bir hayatta buldum kendimi. Amity School’da belletmenlik yapmaya başladığımda yine o Ramazan coşkusunu hissetmiştim ama bu sefer yalnız değildim. :) İftardan hemen sonra, kültür merkezinde teravihe gitmek için hazırlık yapardık. 15 kişilik vanimiz vardı ama nedense içine 17-18 kişi sığdırmayı başarırdık. Yolda hep bir ağızdan salavatlar, ilahiler söylerdik. Arka koltuklardan biri kesin yüksek sesle ilahiye girerdi, hepimiz de bir anda ilahiye eşlik ederken bulurduk kedimizi. :) “Mustafa Ceceli- Aşk için gelmişiz biz bu cihana.” :)) Kültür merkezine vardığımızda ise neredeyse bayanlar kısmını bizim talebeler doldururdu. O kalabalıkta, o coşkuda namaz kılmak insana apayrı bir huzur veriyordu. Namazdan sonra ise yapacaklarımız belliydi: Tam karşıdaki dondurmacıya akın etmek! Yaz akşamları olduğu için iftar sonrası dondurma yememek bir eksiklik hissettiriyordu :) Elimizde kocaman külahlarla yurda dönerken herkes mutluydu, hafif yorgun ama içi huzur dolu. Şimdi geriye dönüp baktığımda hem çocukluğumdaki o iftar telaşı hem de belletmenlik zamanlarım gözümde canlanıyor. O zamanlar “Aman eve yetişeyim, orucumu açayım” diye koşarken, şimdi fark ediyorum ki aslında kalbim hep huzura koşuyormuş. Belki de Ramazan’ın en güzel yanı buydu. Bir de o vanlere nasıl sığdığımıza hâlâ anlam veremiyorum. :)

İsim:Yunus

Konum:Almanya

Cebri hicretten ben de nasibimi aldım ve 2023 yılında kendimi Almanya'da buldum. Ramazan ayı geldiğinde bulunduğum yerde iftar hazırlığı yapmak mümkün olmayınca ben ve benim durumumda olan diğer arkadaşlarla nasıl iftar yapacağımızı düşünürken bizden önce hicret etmiş bir abimiz aradı; ramazanın 30 günü boyunca her gün farklı bir eve davet listesi gönderdi:) Böylece hayatımda ilk defa 30 gün boyunca her gün farklı bir evde iftar yapma imkanımız oldu. Gerçekten unutulmaz bir deneyim yaşadık. Her nerde yaşıyor ve yaşanıyorsa tam anlamıyla bir kardeşlik destanı yaşanıyor. İyi ki varsınız!

İsim:Avustralya ya hicret etmiş bir genç...

Konum:Avustralya Sidney

Gül kokulu Annemden ayrı ikinci Ramazanım... 🥀

Konum:Norveç

Hizmetin yurdunda ilk defa bir ramazan ayında kalmıştım. Okullar açılmamıştı ama dershaneler başlamıştı ve lise son sınıflar için hayatî önem taşıyan bir aydı. Ama o ramazan belki de hayatımdaki en bereketli ramazandı. Her akşam bir evde iftar yapardık. Yolculuk boyunca arkadaşlarımızla muhabbet eder, dönüş yolunda da karnımız tok, keyifle akşam yürüyüşü yapmış olurduk. Yurda gelir gelmez teravih kılar, sonra da cüzümüzü okurduk. Sahura kalkınca teheccüt kılar, gündüz de ders çalışırdık. 15 yıl geçti ama hala tadı damağımda. Boyabattaki o ablalara, mütevelli annelere selam olsun. Umarım hepsi de iyilerdir.

İsim:Kız Işık Evleri

Konum:Virginia

Ramazan, bereketiyle, paylaşımıyla ve muhabbetiyle gönülleri bir araya getiren en güzel zamanlardan biri… Biz de altı kız öğrenci, evimizde, bu bereketi paylaşmak, komşularımızla tanışmak ve iftar soframızın etrafında güzel bir birliktelik kurmak için bir davet organize etmeye çalıştık. Ocak başında taşındığımız yeni evimizde, Ramazan vesilesiyle hem komşularımızla tanışmak hem de bu ayın ruhunu birlikte yaşamak istedik. Hazırlıklarımızı büyük bir heyecanla yaptık. Ev annelerimizden yemekler istedik, yemek odamızdaki masayı bahçeye taşıdık, evimizi süsledik ve komşularımızı iftara davet eden davetiyelerimizi tek tek dağıttık. QR kod ile katılım bildirenler olmuştu, 8 kişi bekliyorduk. Ama iftar vakti geldiğinde gördük ki, bahçemiz 25 kişilik masaya bile sığamayacak kadar dolmuştu! Yemeklerimizi özenle hazırlamıştık ama tam iftara 15 dakika kala baktık ki gelen misafir sayısı tahminimizin çok üzerinde… O an hızla diğer öğrenci evimizden yemek takviyesi yaptık. Elhamdülillah, ikramlarımız yetti ve herkesle soframızı paylaşabilmenin huzurunu yaşadık. Muhabbet öyle derindi, öyle samimiydi ki, ezan okunup iftar vakti geldiğinde bile herkes hâlâ konuşmaya devam ediyordu. Sofraya oturduğumuzda da o sıcak sohbet hiç kesilmedi. Çocuklar, gençler, büyükler, hizmetimizin kıymetli talebeleri… Hepimiz aynı sofranın etrafında, bir arada, aynı gönül diliyle buluştuk. O gece, ekip ruhumuz da bambaşkaydı. Her birimiz bir görevi üstlenmişti. Birimiz organizasyonu yürüttü, birimiz yemekleri getirdi, diğerlerimiz çay ve tatlı servisi yaptı. Bir arkadaşımız hastaydı ama mutfakta bizden daha çok çalıştı; çay demledi, tatlıları hazırladı, bulaşıkları yıkadı. Herkes elinden gelenin en iyisini yaptı ve bu güzel geceyi daha da özel hale getirdi. Teravih vakti geldiğinde misafirlerimizin çoğu, muhabbetin güzelliğinden kalkıp gitmek istemedi. Teravih namazına yetişmeye çalışanlar vardı, bizden iki kişi misafirlerle kalmaya devam etti. En son kalan amcamız ise bizi uğurlamak yerine evine davet etti, orada daha muhabbette devam ettik:) Ve gece sonunda herkesin ortak fikri şuydu: “Bu çok güzel oldu, bunu tekrar yapmalıyız!” Biz kızlar olarak o akşamın sonunda içimizi büyük bir huzur, mutluluk ve gurur kapladı. Ramazan’ın bereketini, paylaşmanın ve bir araya gelmenin güzelliğini çok güzel bir şekilde hissettik. Şimdi, bu güzel anıyı kalbimizde saklıyor ve bir sonraki iftar buluşmasını sabırsızlıkla bekliyoruz :)

İsim:Sebât

Konum:Huzurda

Bir Ramazan orucu değildi fakat kayda değer… Muhterem Hocamızın huzuruna çıkacaktık. O gün oruç tutuyordum. Heyecanla beklerken, iftar saatinin geldiğini farkettim. Tam olarak huzura çıkacağımız vakit belli olmadığından iftarla ilgili bir plan yapmamıştım. Heyecanlı bekleyişin sonunda kalabalık bir grup talebe huzura çıktık fakat vakit gireli olmuştu ve orucumu açmamıştım. Bir mide sancısı ve ciddi bir baş ağrısı duymaya başladım. Bir yandan Muhterem Hocamızın huzurunda tek saniyeyi heba etmeme derdi, diğer yandan da bedenimin zorlaması arasında sıkışıp kalmıştım. Muhterem Hocamızın huzurunda yaklaşık 40 dakika kadar kaldık. Sona doğru Hocamız, “Mesela iftarı geciktirmek mekruh olduğu gibi….” diyerek benim halimden örnek verdi. Fakat arkadaşlarımın bile oruç olduğumdan haberi yoktu… Muhterem Hocamız halimi anlamış ve dersimi vermişti….

Üniversite yıllarımda esnaf abiler bizleri iftara davet ediyorlardı. Bizde evdeki diğer genç arkadaşlarımızla bir seferinde böyle bir iftara davet edilmiştik. Hazırlandık yola çıkmak üzereyken iftara az vakit kala bir karışıklık olacak ki iftar davetinin iptal olduğunu öğrendik. Tabi son dakikalar bir taraftan üzüldük bir taraftan ne hazırlık yapalım diye düşünüyorum tam o sıra zil çaldı karşımda bir sofra tepsi ile her şey hazır salatası vs iftar yemeği görünce çok şaşırmıştım. Rabb'imin hazineleri ne güzeldi. İhtimal üst kattaki Türkiye'ye sonraki hicret durağı için bir süreliğine ikamete gelen o mübarek muhacir komşumuzun ihlâsı diğer iftarı erteletti onun sofrası ile Cenab-i Allah bizlere iftar yaptırmışti Allah'u âlem...

İsim:Kardelen

Konum:Almanya

Esselamu Aleyküm.. Hayırlı ve bereketli Ramazanlar diliyorum 🌹 2010 yılındaki ev arkadaşımla (duygu)Ramazan ayında yaşadığım ve hiç unutamadığım o anımı paylaşmak istedim. Üniversite de ikinci öğretim okuyoruz. Akşam 17:00 de dersler başladığı için haliyle iftar yapamıyorduk ders arasında su icip öyle açmıştık iftari. Sonrasinda eve giderken yolda konuşuyoruz saat de bu arada 22:30 işte ben diyorum duygu ne olsa yemek isterdin eve gittiğinde bu arada öğrenci evi olduğu için bilenler iyi bilir. Ay sonuna doğru ev iaşesi az kaldığında alışveriş yapmak da zor olurdu .Dolapta da çok az kahvaltılık vardı kendide biliyordu. Şöyle tavuk olsa ne güzel yerdim dedi. Aynısını bana sordu bende sarma olsa hiç hayır demem kardeşim dedim böyle konuşa konuşa gittik eve vardık. Ben direkt mutfağa gittim ışığı açtığımda yuvarlak masamız vardı. Üzerinde duran iki tane yoğurt kabı vardı. Allah Allah dedim içimden bunlarda ne acaba diyerek açtım ve içindekilere inanamadim. Pilav ve üzerinde tavuk diğerinde ise sarma vardı 😔ben o anda oturup önce ağladım ve duâ ettim. Allah'ım biz ne yaptık da o dile getirdiğimiz yemekleri sundun önümüze diye. Ağladım .. o anda aslında çok şey geçiyordu içimden. Arkadaşım duygu da çok etkilenmişti. Sonradan öğrendim ki zemin katta oturan mütevelli bir ablamız vardı. Eşi kolejde mutfakta çalışıyordu böyle kalan yemekleri getirip öğrencilere verebiliriz demis. Tevafuk o akşami bizim masanın üzerine bırakmış abla. Anahtari ev sahibinden istemiş tanıdıklari için. Aile ap. nda kalıyorduk. Elhamdülillah ev sahibide mütevelli tatlı bir teyzemizdi. Biz o gün Işık evlerin bir kez daha kıymetini anladık. O kadar duâ ettik ki elhamdülillah bizi buralara nasip eden Rabbimize sonsuz Hamd- ü sena olsun. Şimdi de buraya Almanya 'ya nasip etti Rabbim çok şükür. Hizmetde hemden eylesin Rabbim inşallah 🤲

Yıl 2020. Türkiye’deyiz. Ben 13 yaşındayım. Çok sevdiğim okulum kapatılalı 4 yıl olmuş. Pandemi zamanı, ailecek evdeyiz. Babam bir yerlerden mc tv’yi duymuş, uğraştı kurdu televizyona. Severek izliyoruz. O çocuk halimizle ben ve kardeşim de hiç sıkılmadan oturup izliyoruz saatlerce. Ramazan başladı, sahur ve iftar programlarını izliyoruz. Başından sonuna kadar. Bir dakikasını, bir cümlesini bile kaçırmamaya çalışarak. Sahur programının sonunda sabah namazı tesbihatı vardı. İlk gece sahurdan sonra tam ben kalkıp uyumaya gitmiştim ki açık olan televizyondan gelen bir ses beni oturma odasına geri çekti. Dört yıldır duymadığım o tesbîhat vardı ekranda. Ne olduğunu anlamadım. Ama çok güzeldi, kalbimin en derinine dokunuyordu, için cız etti. Oturdum koltuğun köşesine. Sonuna kadar yerimden kıpırdamadan dinledim. İçimde tesbîhat açlığı / eksikliği vardı sanki. Her sahurdan sonra ne kadar uykum olursa olsun oturup dinledim, tüm Ramazan boyu. Tesbîhat bana hizmeti hatırlatmıştı. O güzel insanları hatırlatmıştı. Ve o çocuk halimle içimi ferahlatmıştı.

Biz ailecek cebri hicret ettik. Hicretten önceki süreçte uzun zaman sohbeti canan yapılan yerlerde bulunmadığımız için manevi anlamda bazı güzelliklerden uzaklaşmış ve uzaklaştığımız şeylerin ihtiyacımız olduğunu farkedemez hâle gelmiştik kardeşlerimle. Bize kayıp nesil dendiğini sonradan öğrendik. Hicret ettiğimiz yerde gençler için düzenlenen bir iftara davet edildik. Önceden davet edildiğimiz ortamlara gitmiyorduk. Ama bu sefer "Bir iftar sonuçta, ne olabilir ki?" diyerek çok istemeden de olsa gittik. Orada daha ilk defa bizi görmüş arkadaşlarımızın ablalarımızın bizi kucaklaması, çok sevdikleri eski bir dostlarını görmüş gibi ilgilenmeleri kalbimizi ısıttı. O günden itibaren kabuklarımız kırıldı ve kendi isteğimizle bu güzel insanlarla guzel ortamlarda beraber olmak istedik. Bir iftar vesilesiyle birçok güzelliklerin kapısı açıldı. Elhamdülillah

İsim:MS

Konum:Afghanistan

Ramazan deyince hep ben küçükken annemin, abilerimin hocalarını iftara çağırdığı, sonra ben büyüyünce benim arkadaşlarımı ve ablalarımı iftara çağırdığı günler geliyor. Ne güzel günlerdi 🥹 Bir de okulun terasında çoluk çocuk hep beraber teravihler kılınırdı tesbihatlar yapaılırdı. Velilerin mezunların iftarları. Koştur koştur ama asla yorulmazdık. Türk, afghan tüm hocaların yoruldum demeden geç saate kadar çalışması. Canım hocamın hayatta olduğu Ramazanlar 😭💔 artık ne o eski okullarımız var ne de o eski koşuşturmalar eminim her birimizin özlediği, o günlerdir. Tek tesellimiz canım hocamızdı o da sevdiğine kavuştu😭 Hey gidi günler…

İsim:Didem

Konum:Almanya

2019 yılında Ramazan yaza denk gelmişti. Yunanistandaydık o zamanlar. Hayatımızın en kavrulmuş orucunu o zaman tutmuştuk. Ailecek teravih namazı kılarken 40 derecede, her selam başı koşarak mutfağa gidip buzluğa kafamı sokuyordum, sonra koşarak tekrar namaza duruyordum. Her gün bir başka abi ablanın evinde bir iftara gidiyorduk. Yine aynı Ramazan, Almanya’dan abiler bizi ziyarete gelmişlerdi. Bir akşam ev sahipliği sırası bizdeydi, bize geleceklerdi ve ekmek almak için akşam ezanından biraz önce fırına gitmiştim. Dönüşte iki adam kapının önünden geçerken dik dik bana baktılar sonra “Pardon abla mısınız ?” dediler. Meğerse beklediğimiz abilermiş :) Abilerin biri ile biz Almanya’ya geldiğimizde çok tatlı bir tesadüfümüz oldu ; aracımız bir akşam yolda kalınca bir abi bize yardıma geldi. Meğer o abi yıllar öncesi bizim Yunanistan’da ağırladığımız abiymiş:) O dönem içerisindeki yokluğun içinde geçirdiğim en bereketli ve unutulmaz Ramazan ayı oldu benim için 🤍🌙

Bir gün Ramazan'da oruç tutuyordum, ama o gün okul yemekhanesinde pizza yemeği vardı. Ben de kantinden bir paket aldım ve pizzayı ve patatesleri ona koydum ve evde yedim ama benden çok okulda zaten yemiş olan kardeşim yedi.

İsim:Azam

Konum:Tanzanya

Geçen sene bir esnaf abimin bahçesinde hatimli teravih kılmıştık. Sağ olsun yenge 30 gün otuz çeşit tatlı ikram etti. Bu ortamı hazırlayan şair abimizin isteği üzerine otuz beyit şiir yazdık. Bu unutulmaz bir hatıra oldu hepimize.

İsim:Zézétsu Timurçin

Konum:Turkiye

Ramazanda bir araya gelmek burada bir adettir. Bir gün yine iftar için toplanmıştık. Ben de gelmiştim. Sonra ezan okundu ve çorba falan içip namaza kalkacaktık ki biri masa örtüsüne takıldı ve peşinde sürükledi. Bütün her şey de yere saçıldı.😅🥲😮‍💨

İsim:Mehtap B.

Benim için Ramazanın en güzel anları teravih için koşturduğumuz zamanlardır. Yılda sadece 30 gün tadını alabildiğimiz bu müthiş ibadet için nerede bulunursak bulalım arkadaşlarla hep “Teravihe geç kalıyoruz haydi çabuk olalım” ikazı bana dünyada tadına varabileceğim en tatlı şeyden tatlı gelir. Bu kutlu zamanda yan yana saf olup Rabbimizin huzura çıkma şerefine inşallah sahip olabiliriz. Allah bizleri Ramazan’a ve Kadir gecesine erişebilmeyi nasip etsin. Amin.

Konum:Nijerya ✨

Afghanistanda yaşadığımız dönemlerde, çocukluğumun en güzel günlerinde Ramazan ayları daha bi güzel oluyordu. Bazen yurtta kalırdık annem ile, ablalar ile birlikte sahur yapar, birlikte ibadet eder, birlikte teravih kılar ve yine birlikte iftar ederdik. Yaşımın getirdiği özgüvenle bir gün anneme "Anne bugün sahura ablaları ben kaldırayım, hazır speaker da var ilahi de söylerim! " Annem bu teklifime çok sevinmiş olmalı ki hemen kabul etti. Yurt müdürlüğü yaptığı için ses odasına kolaylıkla ulaşabildik o gece. Sahur vakti geldi, yeni uyanmışım, heyecandan nasıl uyuduğumu pek hatırlamıyorum zaten, sesimin tam oturmayışı ile birlikte uykudan uyanmanın etkisi çok büyüktü. Iyilik yapayım derken bi tık kulaklara zarar vermiş olabilirim :) Sahur için yemekhaneye indiğimizde ablaların bana ve harikulade sesime gülmesi hoşuma gitmişti, normalde alınırdım büyük ihtimalle ama terazide benim heyecanım, ve cesaretimi toplayıp ilahi söylemenin mutluluğu ağır basıyordu. Afganistan'da bi başka olurdu Ramazanlar... Kız lisesinin terasında huzurla kılınan teravihler, Büyükler teravih kılarken biz çocukların okulun içinde oynanan saklambaçlar, Minicik olmamıza rağmen tuttuğumuz oruçların iftarını baygın baygın beklerkenki kritik anlar, Esnaf abilerin restoranlarındaki o leziz iftar menüleri, Salavat yarışmaları, özellikle de Farsça dersinde sandalyelerimizle çember oluşturup karşılıklı salavat çekişlerimiz, Annelerimiz kız lisesinin altındaki devasa mescidde 100 rekat namaz kılarken bizlerin daha 10. rekatta yorulup onları sessiz sessiz beklemelerimiz, Çocukluğumuzun elmas anıları olarak taçlandırıldı ✨ Herkese Afghanistanda ki çocukların yaşadığı Ramazan tadında bir Ramazan diliyorum :) Dualarda buluşmak dileğiyle 🌸

İlk defa ailemden ve yakın çevremden uzakta, hiçbir problem olmadan yurt dışına çıktım ve gittiğim ikinci ülkeye yerleştim. 19 yaşında henüz hayatının başında bir genç olarak hizmeti çok yeni tanıyorum. Hizmet ailesiyle beraber ilk iftarımızı açtık çok şükür. Orucun ve ibadetin tadını ilk defa bu kadar güzel aldığımı fark ettim. Nice hayır dolu, ibadet dolu ramazanlara ve senelere inşaallah.

İsim:Derman

Konum:Almanya

2000 li yıllar. İstanbul Fatih de çalışıyor,gaziosmanpaşada oturuyoruz. Kardeşim ise Edirnede askerlik yapıyor. Ramazanda hafta sonu iftara eve geleceğini söyledi. İş çıkışı balık alır balık pişiririm diye düşündüm. Ama trafik yoğunluğundan balık alamadığım gibi iftar vakti eve ulaştım. Tabii çok üzüldüm, asker kardeşime iftarda yemek ikram edemedim diye. Eve girdiğimde kardeşimin bizden ümidi kesip menemen yaptığını gördüm. Eve girdikten biraz sonra zil çaldı. Üst komşum elinde bir sini içinde yemek getirdi,çorbasından salatasına,yemeğinden tatlısına herşey var ve hepsi kardeşimin sevdiği yiyecekler. Tabii çok şaşırdım. Benim eve geç geldiğimi görünce yemeğini paylaşmak istemiş. O güzel insan o gün Hızır gibi imdadıma yetişti.

İsim:Kerime

Konum:Almanya

Ramazanda bel fıtığı rahatsızlığı geçirdim. Gurbetteyim hiç akrabam yok,eşimde eve uzak bir yerde çalışıyor iftara gelemiyor. Hiç ayağa kalkamıyorum. Bir arkadaş iftardan sonra ağrı kesici bir iğne vuruyor ,sonrasında biraz gezinebiliyorum. Tabii yemekte yapamıyorum. Gündüz uzanırken " bugün iftarda yine yemek yiyemeyeceğim "diye aklımdan geçti, ama sonra istiğfar ettim. Çünkü Efendimiz (sav ) çoğu zaman bir hurmayı bile bulamıyordu oysaki dolabım kahvaltılık malzeme ile doluydu. Akşam iftar sonrası iğne için gelen arkadaş elinde tencerelerle içeri girdi. Sordum bunlar nedir? O gün arkadaş iftara Esma ablaya gider. O abla beni sorar, hasta olduğumu öğrenince kalan yemekleri bana yollar. Çok duygulanmıştım. Halimi kimseye anlatmadıpım halde halimi gören,beni düşünen ve bana ikram eden bir Rabbim vardı. Bana o zor durumumda hergün gelip iğne vuran ve yemek yollayan ablayı hiç unutmadım. Rabbimin ikramınıda...

İsim:Fatih

Konum:İngiltere

Hizmetle tanışalı 20 yil olacak. 6 yil ceza evinde kaldım. O kadar yer gördüm bir çok olaya şahit oldum ama bu yasanan beni cok etkilemisti. Bir iftar vakti beklenenden fazla kişi gelmişti. Yemekte makbule vardı. Davet eden abiler ezan okununca mutfağa birseyler alma bahanesi ile içeri gittiler. Sonra kaşık lazım oldu ben de mutfağa giderken o 2 yada 3 abiyi kuru ekmek zeytin yerken gördüm. Bunca yıl her saniyesi bugün gibi aklımda olan bu hadise kulağıma küpe olmuştur. Hangi davranısimizin kimde nasil etki edeceğini bilemeyiz. Allah o abilerden ve tüm sadık hizmet mensuplarından razı olsun. Allah şahit sizi cook seviyorum. Dua ile...

İsim:ŞANLI SÜVARİ

ŞANLI SÜVARİ İLE GELEN BAHAR Yıllardır bekledik gözyaşı ile Gelip bizi de bulsunlar diye Bir zamanlar hayaller kurardık Cehtler ile atbaşı olurken temsilde zayıf kaldık Alemi kandırdık mahrumiyete maruz kaldık Alemi hep bunlarla oyalayıp cihad ettik sandık Alemi vururken kendimizi safdışı edip yolda kaldık Alemin yaşadığı istidraçlarını izleyip durduk Şimdi o visal sona erdi ruh kalp beden nefis Nasuh ile kendine geldi O kendini sıfırlayıp nefsiyle cedeleşti Sonunda mutluluğa erdi bir zaman avare gönül kalk ey yiğit uykudan millet ruhu derken Karşımızda o kozadan çıktı geceleri ruhban günleri süvari oldu. Kendini silip Allah'ı buldu işte o bahsedilen şanlı süvari hikayesi buydu. Şanlı süvari kalkınca ayağa millet uyanıp zalimleri yıktı. Şanlı süvari yiğit oldu küheylanı buldu cehtlerle atbaşı baharı getirip bir süre sonra beyaz atına binip ülkesinde gözyaşı ile hicret diyarına yol aldı.

İsim:Aycan

Konum:Kambocya

Ilk Ramazan 2004 yili, Kirgizistanin Talas ilcesi. Turk lisesinde 8.siniftik, cok heyecanliydik. Ablalarimiz, hocalarimiz ayri heyecanli cunku bizim ilk orucumuz olacakti,ilk sahurumuz. Ramazani bilmiyoruz, orucu bilmiyoruz. Yeni yeni Peygamberimiz (sas) kim oldugunu taniyoruz. Ablamiz sahura kaldirirdi, okuldan oruc tutanlara sahur ve iftar vaktine yemek cikardi. O kadar tatliydi ki, ama en cok da hocalarimizin o sahur saatinde evlerinden gelip beraber sahur yapmalari, teheccud kilmalari. O zaman onlar benim yasimdalardi suanki, cocuklari kucuk. Ama gece demeden, sabah demeden yanlarimizdaydi. Evlerine iftarlara alirlardi, bazen o zamanlar iftara gitmek icin oruc tutardik. Simdi ben Kambocyada bir okulda ogretmenim. Ve 5.yil bizim eve her Ramazan ogrenciler geliyor, iftarlar yapiliyor. Rabbime binlerce sukur. Birisi dedi ki, ben bu Ramazan daha senin evine gelmedim, cok duygulandim. Her iftarda o “onden giden atlilar” fedakar hocalarimizi tatli tebessumle hatirliyor,Rabbimden dua ediyorum. Onlarin, Hocamizin dualari uzere burdaYIZ ve bir iftar hazirlayip musluman olmayan birine Ramazani bekleme duygusu yasamanin sevinc ve sevabi onlara yazilmasini Rabbimizden dileniyoruz.

İsim:Dubliner

Üniversite yıllarında ramazan aylarında mütevelli abilerimizin evine iftar için giderdik.(Allah onlardan razı olsun) Yine bir gün iftara gittiğimiz bir abinin evinde yemeğe çorba ile başladık çorba baya sıcaktı ama biz sürekli beraber giden arkadaşlar aramıza yeni katılan arkadaşlarımıza çorba da çok soğukmuş diye sesli söyledik o da çorbayı soğuk sanıp dolu kaşıkla içmeye çalışırken ağzının yanması ile aynı anda bizim yüzümüdeki tebessümü görüp gerçek durumu anladı.😊😊

İsim:Mustafa Bera

Konum:Almanya

Bundan 25 sene önce öğrenciyken esnaf abilere hergun gittigimiz iftarları buraya geldikten sonra burdaki daha önce gelmiş abiler ile hergun iftar yaparak hizmetin guzelligini bir kez daha yaşadık elhamdulillah

İsim:MED

Konum:Hollanda

Sene 2018. Üniversitemi bitirmeme 2 dersim kala iken girmiştim cezaevine. Kaldığım süre zarfında hep koğuşun en küçük üyesiydim. Ramazan her yere hüzün getirdiği gibi hüsün de getirmişti. Enteresan bir sekine iniyordu herkese. Çok şükür ki Ramazan daha bir farklı hissediliyordu hapiste. Ortak salatalar ortak tatlılar ortak iftar ve sahurlar ve geceyi taçlandıran hatimli teravihler. Hocamızın dediği hey gidi günlerin başına yazılabilecek günler. Saatler süren abdest sıraları ve sıkış tıkış ama aslında olması gereken namaz saflarında sıcak havalarda kılınan boncuk boncuk terlerin ama teravih sonraları içilen türk kahveleri ve yanında yüz güldüren küçük çikolatacıklar. Hey gidi günlerimiz olan tatlı hatıralar. Sofraya gelen hurmaların içinde çekirdek değil de fındık ve bademin olduğu bereketli iftar sofraları. Hiç unutturmuyor kendisini ve o Ramazan günlerinde izlenen Hz.Ömer, Hz.Yusuf, Hz.Meryem dizileri... Ramazan sonundaki bayram kahvaltılarımız. Buruk başlayan, namazdan sonra edilen duada bir kişinin burnunh çektikten sonra herkesin hıçkırıklara boğulduğu bayram namazı sabahı ve sonrasında tüm koğuş adete biz biriz diyen burada birbirimize sahip çıkıyoruz diyen 16-17 çeşit yapılan bayram kahvaltıları sizleri nasıl unutalım. Rabbim bu güzel insanlarla oraları dahi yaşanabilir kılınabileceğini bizlere lütfuyla gösterdi. Elhamdülillah ki abilerim var elhamdülillah ki Hizmet var ve Elhamdülillah ki anlattıklarını yaşayan Hocamız var hala da var gibi hissediyoruz. Herkesin bayramı mübarek olsun. Hayırlara güzelliklere gebe bir bayram olsun.

Konum:Zweeloo Hollanda

Tarih Nisan 2022 Hicrette geçirilen ikinci Ramazan. Ailecek mülteci kampında kalıyoruz. Bir kaç bekar arkadaş ve 7-8 aile ile beraber geçiriyoruz. Ramazanın bereketini ve bolluğunu o kadar derinden hissediyordum ki yapılan sohbetler ve teravihleri unutamıyorum. Allah muhabbetimizi ve hizmetimizi daim eylesin. Hocaefendi’nin ufku ile büyümüş bu yiğitleri dünyanın her tarafına ulaştır Rabbimmmm&