İçeriğe geç

Darvin üzerinde ikinci önemli tesiri, onun Güney Amerika kıyıları ve Büyük Okyanus adalarında araştırmalarını sürdürdüğü dönemde, Malaya adalarında çalışmalarını yürüten, “Yeni Türlerin Ortaya Çıkışını Düzenleyen Kanun Üzerine” isimli eserin sahibi Alfred Russel Wallace yapmıştır. Wallace, Darvin’e yazdığı kitap çapındaki uzun mektubunda, tabiatta çevreye en iyi uyum sağlayan varlıkların yaşamaya devam ettiğinden ve dolayısıyla canlılar arasında bir hayat mücadelesi olduğundan söz ediyordu. Darvin, meşhur teorisini ortaya atarken, işte bu iddiadan da cesaret aldı.

Darvin üzerinde üçüncü önemli tesir, kendinden önce evrim mevzuunda şu veya bu şekilde ve değerde söz söyleyen bazı ilim adamlarından kaynaklanmıştır. Darvin’e tesir eden bu ilim adamlarının görüşleri, günümüzde büyük ölçüde hüsnükabul görmemekte, meselâ Lamarck için Adnan Adıvar, “Bir kısım meseleleri çok aceleden ve ilim haysiyetine uymayacak şekilde derlemiş, toplamış basit bir insandır.” hükmünü vermektedir. Buna karşılık, Darvin’in ise, farklı kaynaklardan derlediği düşünceleri, daha canlı, ilim haysiyetine daha uygun bir hâle getirip ortaya koyduğu ileri sürülmektedir. Oysa, bu konuda basit dahi olsa bazı gerçekleri arz ettiğim zaman görülecektir ki, Darvin’in iddiaları gibi, bunları oluşturması ve takdimi de, ilim metodolojisine ve gerçeklere uymaktan fersah fersah uzak bulunmaktadır.

12