İçeriğe geç

Va’de vefanın, –yukarıda da bahsedildiği gibi– Hak kapısının düğmesine henüz dokunanın yöneliş vefası.. koridora adımını atan birinin vefası.. salona “Buyur!” edilmeye karşı, adım atmakla cevap verenin daha engin vefası.. salona girdikten sonra “Acaba hareme nasıl kabul ediliriz?” şeklinde düşünenin vefası.. ve hareme girdikten sonra da oradan atılmama heyecanını yaşama vefası.. gibi kendine göre dereceleri vardır. Üstad buna benzer bir derecelendirmeyi اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ ifadesine bağlı olarak serdeder. Ona göre اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ de, “Bizi sırat-ı müstakîme, yani şer’-i şerifin yol olarak tayin buyurduğu şehrâha hidayet eyle.”; “Hidayet ettikten sonra o yolda bizi sabitkadem eyle ki, o yol bizim Hakk’a ulaşmamız için bir yol olsun.” gibi mânâlar ve daha sonrasına ait mertebeler vardır. Evet, herkes kendi seviyesine göre vefasının mükâfatını mutlaka görecektir. وَأَوْفُوا بِعَهْدِۤي أُوفِ بِعَهْدِكُمْ“Siz Bana karşı va’de vefaya dair verdiğiniz sözü yerine getirin ki, Ben de va’dimi yerine getireyim.”5 âyet-i kerimesi bu hakikati hatırlatır.

200