Orucu usûlüne uygun tutabilmek için nelere dikkat edilmesi gerektiği de yine bu bölümün konuları arasında yer alır. “Bir mü’minin, Ramazan-ı Şerif’ten beklenen neticeyi elde etmesi için, yeme-içmeden kendisini alıkoyduğu gibi aynı zamanda dilini de münasebetsiz, mânâsız, yakışıksız, hele yalan ve gıybet ifade eden şeylerden uzak tutması gerekir. Hatta gereksiz yere konuşmayıp ağzını yalnız hayırla açıp-kapaması, dilini hep sohbet-i Cânan’la süslemesi elzemdir. Gözlerini keza kontrol altına alması gerekir. Harama karşı gözlerini kapaması, baktığı şeyleri iyi görmesi, iyi yorumlaması, her şeyden iyi mânâlar süzüp sağması lazımdır.” (s. 132)
Üçüncü bölümde orucun fert ve topluma kazandırdıkları üzerinde durulur. Orucun insana, nimetlerin değerini hatırlatması, sabrı öğretmesi, onu melekiyete yükseltmesi, iktisat ve disipline alıştırması gibi hasletler bu bölümün alt başlıkları arasındadır.
Dördüncü bölüm, değişik zamanlarda Hocaefendi’ye Ramazan ve oruçla ilgili sorulan sorular ve cevaplarına ayrılmıştır.
Sözü fazla uzatmadan sizleri kitapla baş başa bırakıyoruz…
Gayret bizden, tevfik Allah’tan…
Süreyya Yayınları