İçeriğe geç

Sohbet-i Cânan’dan sadece birkaç paragraf seçerek, bu takdimi tamamlamak isterim. Bu tür, Allah’ın dost kullarının sözleri, bir imbikten süzülerek doğmuş ateş parçalarıdır. Yüreğine taşımasını bilenlerin yüreğini ateşler ve yeni insanlık yolculuğuna çıkmaya vesile olur. Bence, yürekleri açarak okumak lazım… Ki tutuştursun çoktandır küllenmiş dünyaları…

İşte birkaç cümlecik yüreği açık olanlara:

“…Bence Müslümanlığı yaşıyorsak onu Allah’ın istediği tarzda yaşamamız lazım.

Evet,أَنَّمَۤا أَمْوَالُكُمْوَأَوْلَادُكُمْ فِتْنَةٌ“Muhakkak ki mallarınız ve evlatlarınız sizin için imtihandır.”1İmtihan… Bu dünyada kaybeden anne-babalar var, evlatlar var; kazanan anne-babalar var, evlatlar var. Kazanan toplum var, kaybeden toplum var. Kazanan mücahit var, kaybeden mücahit var. Kazanan muhacir var, kaybeden muhacir var. Bir ibtila, bir imtihan. Değişmeye gelince, biz değişirsek, seyr u sülûk-i ruhanîde değişen insanlar gibi değişmeliyiz. Bizim için başka türlü değişme olmaz; olmamalı. Başka türlü değişme dönekliktir. Kur’ân’dan mülhem ifadesiyle ‘tezebzüb’tür. Bir oraya, bir buraya dönme; bu münafıkça bir davranıştır. Yalnızca bir kere değişmeli insan. Bundan sonraki her değişim bir adım daha O’na yaklaşma şeklinde olmalı. “Ben boynu tasmalı, O’nun azad kabul etmez kölesiyim.” demeli. Eğer insanın bir kıymeti varsa, bütün kıymeti buradadır zaten.”

Ve birkaç cümlecik daha:

2