Sözün özü, bizim asıl vazifemiz kendimizle ve kendi mefkûremizi gerçekleştirmekle meşgul olmaktır. Böyle yüce bir hedefin gerçekleştirilebilmesi için adanmışların dağınıklıktan sıyrılmaları gerekir. Onlar himmetlerini, gayretlerini ve fikirlerini dağıtacak her türlü faktörden uzak durmalıdırlar. El-âlemin gerek medya yoluyla, gerekse daha başka platformları kullanarak ortaya attıkları yalan yanlış şeylerle meşgul olmamalıdırlar. Yer yer bu türlü şeyler onların uykusunu kaçırsa ve onlarda mukaddes hafakanlar meydana getirse de onlara asla yapmaları gerekli olan farzlar üstü farz vazifelerini unutturmamalıdır. Gönül erleri, bütün ruh güçleriyle ve bütün zihin fakülteleriyle kendi meselelerine konsantre olmalı ve hep o yolda yürümeye devam etmelidirler. Hazreti Pîr’in dediği gibi, iki elimiz var; yüz elimiz olsaydı yine bu istikamette kullanmamız icap ederdi.65
55 Mâide sûresi, 5/105.
56 Kıyâmet sûresi, 75/20-21.
57 Âdiyât sûresi, 100/8.
58 Alak sûresi, 96/1.
59 Müddessir sûresi, 74/1-7.
60 Buhârî, tefsîru sûre (26) 2; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 1/307.
61 el-Beyhakî, Şuabü’l-îmân 6/22; el-Kudâî, Müsnedü’ş-Şihâb1/336.
62 Şuarâ sûresi, 26/3.
63 et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr 8/90, 91; İbn Asâkir, Târîhu Dimaşk 24/72.
64 Bkz.: Bediüzzaman, Mesnevî-i Nuriye, s.58 (Katre, Hâtime).
65 Bediüzzaman, Lem’alar, s. 131 (On Altıncı Lem’a, İkinci Meraklı Sual).