İçeriğe geç

Şurası da muhakkak ki insanın maddî vücudunda mikroplara karşı zırhlar ve sütreler oluşturmak suretiyle vücudu onların saldırısına karşı koruyan bir bağışıklık sistemi olduğu gibi, insanın ruhî yapısının da kendine göre bir bağışıklık sistemi vardır. Bu bağışıklık sistemi insanı üzücü, incitici ve moral bozucu bir kısım olumsuz hâdiselere karşı ruhen çökmekten, stres ve depresyona girmekten korur. Fakat bunun da belirli bir sınırı vardır. Eğer siz sürekli medyanın olumsuz haberleriyle meşgul olursanız moraliniz bozulmadan ve ümitsizliğe düşmeden dimdik ayakta kalamazsınız. Bir yerde sürekli gülleler ve bombalar patlıyor, her taraftan size taarruz ediliyor ve siz de sürekli bunun ortasında yer alıyorsanız, “Bunların bana ne zararı var ki! Ben vazifemi yapmaya bakarım.” diyemezsiniz. “Onlar yalanlarıyla, çarpıtmalarıyla, karalamalarıyla kendi karakterlerinin gereğini yapıyorlar.” diyerek işin içinden sıyrılamazsınız. Bir süre sonra bu sistem çöker ve ruhen hırpalanmaya başlarsınız. Bağışıklık sistemi arızalı veya çökmüş olan bir ruhun, işlerinde başarılı olacağı ve ciddi bir hizmet ortaya koyacağına ihtimal verilemez. Dolayısıyla bütün bu meselelerde kendimizi bir kere daha gözden geçirmemize ihtiyaç vardır.

273