İçeriğe geç

İlâhî mânâları ve vahyi idrakimize intikal ettirmede ilâhî tecellîlerin merkezleşme noktası olan yaverlerine ve bilhassa, mübelliğimiz, mürşidimiz ve şefaatçimiz olan Yaver-i Ekrem’ine her şeyden önce en büyük şahit Allah’tır. Kâinat sarayının Andelib-i Zîşânı Habib-i Ekrem’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) diliyle terennüm edilen Kur’ân ise, peygamberliğin, peygamberlerin ve Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) en büyük şahitleridir.

Bütün peygamberlerin, peygamberliklerini anlatmak, umumunu burada takdim etmek imkânı olmadığı için, bütün peygamberleri, bütün kitapları bize anlatan ve Rabbimiz’i bize tanıtan Peygamberler Sultanı Hazreti Muhammed (sallallâhu aleyhi ve sellem) Efendimiz’i anlatmakla hepsini anlatmış ve anlamış olacağımıza inanıyoruz. O’nun nübüvveti sübut bulursa, haber verdiği her şeyin de doğruluğu sübut bulur.

Muhakkak ki Allah’a (celle celâluhu) iman, saadetin kaynağıdır. Ama beşer, Allah’a (celle celâluhu) imanın yanında Resûlullah’a (sallallâhu aleyhi ve sellem) inanmadığı müddetçe perişaniyetten ve derbederlikten kurtulamayacaktır. Evet, insanlık, başıboşluktan kurtulmak istiyorsa, bütün ruhuyla, bütün hissiyatıyla “Muhammedün Resûlullah” demelidir.

2