İçeriğe geç

9. İnsan, bedenen 18 yaşına kadar gelişir; huy, karakter ve ahlâkının mayalanması ise çok küçük yaşlarda başlar; rüşde ermekle gelişir, gençlik devresinde kökleşir ve 30’undan sonra âdeta meleke hâline gelir ve sabitleşir. 40 yaşından sonra, geniş çapta bir kafa-kalb ameliyatı geçirmeden ahlâk ve karakter değiştirmek cilt değiştirme kadar müşkil bir meseledir.

Şimdi, İki Cihan Güneşi Efendimiz’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) bakalım: O’nu, 40 yaşına kadar emin, namuslu ve iffetli olarak yaşamış, doğruluğunu herkese kabul ettirmiş olarak görürüz. Eğer yaratılışında -hâşâ- kötü bir huy, bir karakter taşımış olsaydı, bu, gençlik tesiriyle ortaya çıkacaktı. 40 yaşına kadar râsıh ve ayrılmaz hâle gelmiş alışkanlıkların, birden 40 yaşında bıçakla kesilmiş gibi değişmesi mümkün değildir. Şimdi 40 yaşına kadar hiç yalan söylemeyen bir kişinin, 40 yaşında birden yalan söylemeye başlaması düşünülebilir mi?

10. Yalancı, sahtekâr ve gayri ciddî bir insanın, bırakın uğruna seve seve varını-yoğunu ve hayatını feda edecek arkadaşlara sahip olması, şöyle oturup sohbet edeceği dürüst ve güzel ahlâklı bir arkadaş bulması bile oldukça zordur. Şimdi siz bir de, O Zât’ın çevresinde, onca gailelere rağmen bir araya gelmiş sahabeye, sonra tâbiîne, sonra da asırlar boyu O Kamet-i Bâlâ’ya gönül vermiş binlerce, milyonlarca evliyâ, asfiyâ ve mürşitlere, ilmin her dalında mütehassıs âlimlere ve bu devâsâ insanların çevresinde kümelenmiş milyonlarca aydınlık ruhlara bakınız! Acaba, bunca insanın, hilâf-ı vâki bir şey etrafında bir araya gelmeleri mümkün müdür..?

13