İçeriğe geç

2. “Rab, Sina’dan geldi ve onlara Sâir’den doğdu; Paran dağlarında parladı ve mukaddeslerin onbinleri içinden geldi. Onlar için sağında ateşli ferman vardı.”4

a) “Sina’dan gelme”, Hz. Musa’ya Tûr-i Sîna’da ilâhî hükümlerin verilmesini; “Sâir’den doğma”, Hz. İsa’ya İncil’in verilmesini ve “Paran dağlarında parlama” ise, Efendimiz’in Mekke’de çıkacağını ifade eder. Paran, Arapça okunuşuyla Faran, Mekke’nin eski isimlerinden olduğu gibi, Kitab-ı Mukaddes’in Tekvin bölümünde de Hz. İsmail’in Paran çölünde oturduğu anlatılmaktadır.5

b) İçinden gelindiği belirtilen mukaddeslerle, Peygamberimiz’in her türlü ayıptan uzak bulunan Âli’ne, Ehl-i Beyt’ine ve ashabına işaret olunmaktadır.

c) “Sağda ateşli ferman”, İslâm dininde cihada işarettir.

3. “Taş, köşenin başı oldu.. ve o, gözlerimizde şaşılacak iştir… Allah’ın melekûtu sizden alınacak ve O’nun meyvelerini yetiştirecek bir millete verilecek ve bu taşın üzerine düşen parçalanacak; o da kimin üzerine düşerse onu toz gibi dağıtacaktır.”6

a) Yukarıdaki âyette geçen “köşe taşı” Hz. İsa (aleyhisselâm) olamaz; çünkü Hz. İsa ve getirdikleri altında parçalanma, toz gibi olma meydana gelmemiş, bu, Peygamberimiz’le olmuştur. Zaten, hükmeden Hz. İsa değil, Efendimiz’di (sallallâhu aleyhi ve sellem); hükmetmek için gelmediğini söyleyen de bizzat Hz. İsa’nın (aleyhisselâm) kendisidir.7

b) Buhârî ve Müslim’in rivayetlerinde, Peygamberimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), kendisinin peygamberlik binasının köşe taşı olduğunu bizzat ifade etmekte8 ve dolayısıyla köşe taşı konmakla, yani Peygamberimiz’le (sallallâhu aleyhi ve sellem) peygamberlik tamamlanmış olmaktadır.

4. “Rab, size başka bir Faraklit verecektir; ta ki, daima sizinle beraber olsun.”9

“… O, size her şeyi öğretecek ve size söylediğim her şeyi hatırınıza getirecektir.”10

“… Benim için o şehadet edecektir…”11

4