Bir de hastalıklar, rahatsızlıklar, marazî ruh hâletleri ve mizaç bozuklukları sebebiyle görülen rüyalar vardır. Tuzlu yiyenin kendini göl başlarında görmesi, öfkeli yatanın kavgayla uğraşması, şehvetle düşüp kalkanın bu kabîl şeyler görmesi gibi. Bir insanın devamlı rüyalara bel bağlaması, rüya görmek için yatması, hülyalara kapılması, kuluçkaya yatar gibi rüyaya yatıp, bunların tabirine göre hareket etmesi, rüya görme hastalığına tutulmuş olmanın işaretidir.
2. Sadık rüyalar
Şuuraltı ve bir hastalık neticesi olmadan, hülyalara da kapılmadan, dupduru ve tertemiz duygularla beklenmedik anda görülen rüyalardır: Peygamberlerin, evliyânın ve salih kulların rüyaları gibi. Bazen, sıradan inanmış, hatta hiç inanmamış kişiler de bu tür rüyalar görebilirler.
Sadık rüyalar, Allah (celle celâluhu) tarafından lütfedilen bir müjde, bir teşvik, bir ilham ve yol gösterme olabileceği gibi, ikaz ve ibret mânâsında irşada yönelik de olabilir. Burada üzerinde daha çok duracağımız husus, ruhun daha ileri ve âlî bir münasebetini ifade eden gelecekle alâkalı rüyalardır.