İçeriğe geç

Bugün biz şanlı mazîdeki o muhteşem günlerimize yeniden dönmek istiyorsak, öncelikle şu gerçeği hatırdan çıkarmamalıyız: Yoksa siz, sizden öncekilerin başlarına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sanıyordunuz?’ Evet işte yol bu! Ölümlerin kol gezdiği bir yol ciddî bir mücadele ve dayanma rûhu isteyen bir yol. Evet, bu mücâdele ruhuna sahip olur ve makam, mansıp, para, şehvet.. gibi bütün dünyevî beklentilerden ve maddî hazlardan âzâde kalabilir ve neticede her şeyi Allah’a verme ve her muvaffakiyeti O’ndan bilme manâsında ihlâsa ulaşabilirsek, o takdirde o günlerin yeniden gelmesi niye hayal olsun ki?

Unutmayalım, milletler, ferdlerinin yıkılmalarıyla yıkılır. Bu sebeple, ferdlerin ihyâsı, milletin de devletin de ihyâsı demektir. Her şeye rağmen istikbâle ümitle bakıyor ve şâirimizin dediği gibi,

‘Vîrânelerin yasçısı baykuşlara döndüm,Gördüm de hazânında bu cennet gibi yurdu.Gül devrini bilseydim, bülbülü olurdumYâ Rab, beni erken getireydin ne olurdu?’

demiyor, o günlerin bir defa daha geleceği ümit ve azmiyle geleceğe yürüyoruz. ‘

307