İçeriğe geç

Şimdilik bu cemaatte mülayemet ve müsamaha manasına Mesihiyet yönü galip olabilir, o şeffaf aynada Mesih (as) görülebilir. Bu manâyı anlamayanlar ve aslı tecellî ile karıştıranlar, mesihî ruhun temsilcisine mesih nazarıyla bakabilirler. Bu iltibasa Bediüzzaman Hazretleri bir yerde işaret ederek, ‘Evliya mertebeleri içinde bir mertebe vardır ki, o mertebede Hz. Hızır ile görüşülür ve buna ‘Makam-ı Hızır’ denilir. Bu makamdaki bir veli bazen aynı Hızır, yani Hızır’ın bizzat kendisi olarak görülebilir’ demektir.

İhtimâl, ilerde bir cemaat hilâfeti temsil edecektir. Bu makamın aslî temsili Hz. Davut ve Hz. Süleyman’a (as) aittir. O zaman da asıl ile tecelliyi, aslî temsil ile gölge temsili karıştıranlar, öndekilere Davut, Süleyman (as) deme galatına düşeceklerdir. ‘

282