İçeriğe geç

Şimdi eğer hayvanat alemiyle alâkalı bir kısım hususiyetleri tam kavrayabilseydik, bu alemin kendine mahsus diliyle bizlere anlatacağı nice hakikatler ve incelikler olduğunu görürdük. İşte Kur’ân-ı Kerîm’de bazı sûrelerin (Nahl ve Neml gibi…) hayvanatın ismiyle zikredilmesi, insanlık ve hayvanat âlemi arasındaki böyle bir münasebetin önemini ihsas etmektedir. Evet, karınca ve arı cumhuriyetçiklerinin bizlere ilham edeceği bir kısım hakikatler olsa gerek… Ancak bu, aradaki bu dakik münasebeti, inanan insan şuur ve idrakiyle şerh edilmesi neticesinde gerçekleşecektir.

Allah (cc) Kur’ân-ı Kerim’de bize bir nebinin mucizesiyle, insanoğlunun doğrudan doğruya bir hayvanla konuşup anlaşmasının mümkün olacağını göstermektedir. Ve bu lisan bir manâda öyle fasih, öyle talakatlı bir lisandır ki, bizim lisanımızdan daha fasih, daha arızasız, daha kusursuzdur denebilir… Ama gene de kendine mahsus bir beyan.

268