İçeriğe geç

Bu üslûp, terbiyelerini derpiş ettiğimiz kimselere karşı da bir örnek teşkil eder. Sürekli Allah’ın hoşuna gidecek yol ve yöntem nazarına verilmeli ve onların ruhunda Allah’ın hoşlanmadığı şeylere karşı bir tepki hâsıl edilmelidir. Aslında böyle davranmak bizim için bir vazifedir. Allah’ı tanımayan, O’nu tevhid-i ulûhiyet ve tevhid-i rububiyetle hayatının tek hâkimi kabul etmeyen mesul olur. Zira vazife-i fıtratını bilmeyen, yaratılış hikmetine akıl erdiremeyen, dünyaya niçin geldiğini kavrayamayan; hatta kâinatta esbap ve müsebbebât arasındaki münasebeti sezemeyen, dahası bütün bu esrar perdelerinin arkasında kendini bize hissettiren Allahu Azîmüşşân hakkında iman ve izâna sahip olamayanın dünya ve ukbâda felâha ermesi söz konusu değildir. Allah böylelerini de, böyleleriyle haşr u neşr olanları da iflâh etmez. O, “Onlara küçük bir temayülle dahi olsa eğilim gösterirseniz ateş size dokunur.”5 buyuruyor.

2. Dinî Eğitimde Müspet İlimlerden Yararlanma

Çocuklar fizik, kimya, astronomi, atom fiziği ve benzeri pozitif ilimleri tahsil ederken onların bu seviyedeki kültürlerine paralel olacak şekilde “akâid-i hâkka-i İslâmiye”nin anlatılmasında zaruret vardır. Maddecinin maddeyi esas alıp her şeyi ona bağlamasına mukabil, mü’min de maddeyi, Allahu Teâlâ, ahiret, Kur’ân ve iman mevzuunda yerinde değerlendirmelidir. Evet, bütün tarihî maddecilerin boğulduğu madde bataklığında, mü’minler gül bitirmesini bilmeli ve bütün eşya ve hâdiseleri Allah’ın varlığının şahitleri olarak görüp değerlendirmelidirler.

122